Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sözleşmeden dönme ve bedel iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşmasız, davalı Sentez Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ..., davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ile davalı Sentez Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat .....'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan SCS Sağlam Gayrimenkul İnş. San. Tic.Ltd. Şti. (SCS Ltd.Şti.) ile gayrimenkul pay ortaklığı sözleşmesi yaparak 90.000 TL bedel karşılığı daire teslimi yönünde anlaşma yaptığını, diğer davalıların, davalı SCS Ltd. Şti. ile adi ortaklık sözleşmesi imzalamaları sebebiyle müştereken ve müteselsil sorumlu olduklarını, taşınmazın belirlenen tarihte teslim edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın tamamlanmış haldeki rayiç bedelinin, bunun için de şimdilik 90.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.01.2018 tarihli beyan dilekçesinde; “işbu dosya kapsamında başından beri talebimiz olan; işbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile belirlenen rayiç bedelin davacıya iadesine karar verilmesini” şeklinde yine 18.01.2018 tarihli duruşmada“rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılsın” şeklinde beyanda bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı Bahaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (Bahaş A.Ş.) vekili ve davalı Sentez Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. (Sentez A.Ş.) vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; aralarında müvekkili şirketin de bulunduğu davalılar arasında bir adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ancak davalılardan S.C.S Ltd.Şti. tarafından davacıya verilen taahhütle bu ortaklığın bir ilgisi olmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmede müvekkili şirketin adı ve imzasının bulunmadığını, sözleşmede adi ortaklığa bir atıf yapılmadığı gibi sözleşmeyi imzalayan S.C.S Ltd.Şti.'ye ortaklığı temsil için yetki de verilmediğini, adi ortaklık sözleşmesinin davacı ile imzalanan sözleşmeden 12 gün sonra imzalandığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.

2. Davalı S.C.S Ltd.Şti. usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince 18.01.2018 tarihli, 2015/1248 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar davacı ile davalılardan S.C.S Ltd.Şti. arasındaki 18.05.2012 tarihli Gayrimenkul Pay Ortaklığı Sözleşmesi adi yazılı şekilde yapılmış ise de; davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiği, sözleşmenin tarafı olan davalının ise edimini yerine getirmediği, davacının ödemiş olduğu bedelin bu davalı için sebepsiz zenginleşme oluşturduğu, davacının buna göre ödemiş olduğu bedeli talebine göre teslim tarihindeki rayiç değer üzerinden talep etme hakkı bulunduğu, T.B.K. 620 ve devamı maddeleri ile; adi ortaklık hükümleri gereğince davalıların davacıya karşı birlikte ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu kapsamda davacının talebi gereği talep edebileceği bedelin 450.000,00 TL olduğu gerekçesiyle; teslim tarihindeki dava konusu taşınmazın değeri olan 450.000,00 TL'den taleple bağlı kalınarak 90.000,00.TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar Bahaş A.Ş. vekili ile Sentez A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve 2018/2222 E., 2021/759 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar Bahaş A.Ş. vekili ile Sentez A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 24.02.2022 tarihli, 2021/4839 E., 2022/1523 K. Sayılı kararıyla; temyiz eden davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacının dava dilekçesinde açıkça “taşınmazın rayiç bedelinin davalılardan talep edildiği ve fazlaya ilişkin hakların saklı kalması koşuluyla şimdilik 90.000,00 TL’nin davalılardan tahsili” şeklinde talepte bulunduğu, yargılama aşamasında alınan ve dava konusu taşınmazın rayiç bedelini 450.000,00 TL olarak tespit eden bilirkişi raporundan sonra davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği 17.01.2018 tarihli beyan dilekçesinin sonuç kısmında “işbu dosya kapsamında başından beri talebimiz olan; işbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile belirlenen rayiç bedelin davacıya iadesine karar verilmesini” şeklinde talepte bulunduğu, yine 18.01.2018 tarihli duruşma zaptında davacı vekilinin beyanı olarak “rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılsın” şeklinde ifadenin yer aldığı, eldeki davada, az yukarıda anılan davacı vekili beyanları ve davacının harçtan muaf tüketici konumunda olması hususları da birlikte gözetildiğinde, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 450.000,00 TL rayiç bedel üzerinden dava değerinin ıslah edildiğinin kabulü gerektiği, o halde mahkemece, bu husus değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; davada, anılan davacı vekili beyanları ve davacının harçtan muaf tüketici konumunda olması hususları da birlikte gözetildiğinde, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 450.000,00 TL rayiç bedel üzerinden dava değerinin ıslah edildiğinin kabulü gerektiği sonuç ve kanaatiyle; davanın kabulüne, 450,000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Bahaş A.Ş. vekili ile Sentez A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Bahaş A.Ş. vekili ile diğer davalı Sentez A.Ş. vekili içerikte aynı olan ancak ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde; davacı ile diğer davalı S.C.S. Ltd. Şti arasında akdedilen 18.05.2012 tarihli sözleşmede müvekkil şirketin herhangi bir şekilde aktif veya pasif tarafı bulunmadığını, bu sözleşmenin 18.05.2012 tarihli olup, müvekkil şirket ile diğer davalılar arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesinin 30.05.2012 tarihli olduğunu, müvekkil şirketin ortaklık kurulmadan önceki sözleşmelerden sorumlu olamayacağını, 30.05.2012 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi'nin 8 inci maddesinde; ortaklığın; ortakların yönetim kurulunda bulunan temsilcilerinden her birinin atayacağı üç imza ile en geniş şekilde temsil edileceği, ortaklığı borç altına sokacak işlerde ve diğer her türlü sözleşmelerin imzalanması ve her türlü işin yapılabilmesi için yönetim kurulundaki her üç ortağın temsilcisinin atacağı imzaların gerekli ve yeterli olacağını, dolayısıyla söz konusu sözleşme için SCS gayrimenkule temsil yetkisi verilmediğini, temsil yetkisi verilmediği için ortaklık yönünden geçerli olmayan sözleşmenin yalnızca SCS yönünden bağlayıcı olacağını beyan ederek; kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesi gereğince teslim edilmeyen bağımsız bölümün rayiç bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 637 nci ve 638 inci maddeleri.

2. Dairemizin 24.10.2023 tarihli, 2023/2310 E., 2023/2867 K. Sayılı ilamı.

3. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).

4. Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).

3. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine göre, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapıldığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı ve davalı şirketlerin 1440 Ada 15 parselde bulunan taşınmaz üzerinde yapılacak olan inşaatın müteahhiti oldukları ve bu nedenle de mal sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıkları, davalı şirketler arasında düzenlenen 30.05.2012 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesinde, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin gerekliliğinin ortaklar tarafından yerine getireleceği ve söz konusu dairelerin satış protokollerini her ortağın kendi tüzel kişiliği yetkileri dahilinde ayrıca tanzim edebileceği şeklinde düzenlemeye yer verildiği anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar Bahaş A.Ş. vekili ile Sentez A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,

17.100,00 TL Vekalet ücretinin davalı Sentez Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***