"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat Metecan Demir'in sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalının Kadıköy/...'da Murat Apartmanının 11. katındaki bir dairenin müvekkiline satışı konusununda anlaştıklarını, müvekkilinin avans olarak 24.06.2016 tarihinde 120.000,00 USD ve 350.000,00 TL'yi "Murat Apartmanı Ön Ödeme" açıklamasıyla gönderdiğini, bu ödemelere rağmen davalının bahse konu daireyi tapuda müvekkiline devretmediğini, devir yapılmadığı gibi ön ödemelerin de iade edilmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itirazda bulunulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah., ... Pınar Sokak, tapunun 1236 ada 102 parselinde kayıtlı bulunan Murat Apartmanı'nın kentsel dönüşüm mevzuatı çerçevesinde yıkılıp yeniden yapılması için Misya Dış Ticaret Yapı ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile anlaştığını, inşaatın yükleniciliğini üstlendiğini, söz konusu apartmanın kat malikleri ile Üsküdar 17. Noterliğinin 02.09.2016 tarih, 31055 yemiye no. ve aynı Noterliğin 26.08.2016 tarih, 30307 yevmiye no.suna kayıtlı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerin imzalanmasına müteakip müvekkili ile Misya Dış Ticaret Yapı ve İnşaat Limited Şirketi arasında söz konusu inşaatın yapılması ile ilgili bir adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, MT-Misya Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin ticaret siciline işlendiğini, apartman inşaatı sebebiyle yüklenici olan MT-Misya Adi Ortaklığına devredilecek bağımsız bölümlerden birinin 1.100.000,00 TL bedel ile davacıya ön ödemeli satışı konusunda anlaştıklarını, bu yönde bir anlaşmanın yapıldığının davacının da kabulünde olduğunu, davacının 24.06.2016 tarihinde daire bedeli açıklaması ile 120.000,00 USD ve 350.000,00 TL ödeme yaptığını kabul ettiğini, davacı tarafından yapılan 120.000,00 USD'nin 24.06.2016 tarihinde TL'ye çevrildiğini, toplam 700.196,00 TL'nin MT-Misya Adi Ortaklığın müşterek hesabına "avans ödemesi" olarak kaydedildiğini, taraflar arasında Tüketici Kanunu'nun 40 ve devamı maddelerine uygun bir ön ödemeli konut satışı sözleşmesi kurulduğunu, davacı taraf hiçbir şekilde müvekkili ile arasında kurulan ön ödemeli konut satışı sözleşmesi çerçevesinde bakiye ödemeyi yaparak sözleşme konusu bağımsız bölümün kendisi adına tescilini talep etmediğini ve/veya sözleşmeden caydığı ya da döndüğü ihbarında bulunarak ödediği paranın iadesi talebinde bulunmadığını, alınan yabancı paranın alındığı tarihteki TL karşılığı üzerinden hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında harici adi gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin akdedildiği, davalı satıcı tarafından davacı tüketiciye 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına uygun şekilde düzenlenmiş ön bilgilendirme formunun satış sözleşmesinden en az bir gün öncesinde verilmemiş olduğu, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin şekil şartına aykırı yapıldığı, taşınmaz davacı tüketiciye teslim edilmediğinden tüketicinin sözleşmeden dönme hakkı olduğu, taraflar arasındaki anlaşma resmi şekilde düzenlenmediğinden hukuken geçerli olmadığı, hukuken geçerli olmayan sözleşmenin de taraflar için hak ve yükümlülükler doğurmayacağı, geçersiz sözleşme gereği sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca herkesin aldığını vermekle yükümlü olduğu, davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürmediği, alacağın belirli ve likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2018/10119 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile; takibin 120.000,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasa 4/A maddesi uyarınca kamu bankaları tarafından 1 yıl vadeli USD mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20 'sine tekabül eden 24.000,00 USD icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takibin 350.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık yasal faiz işletilmesine, asıl alacağın %20 'sine tekabül eden 70.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; taraflar arasında ön ödemeli konut satış sözleşmesi olduğunu, davacı tarafından 24.06.2016 tarihinde ödenmesi öngörülen 700.000,00 TL'nin 350.000,00 TL tutarındaki kısmının Türk Lirası olarak gönderilmesi, diğer kısmının ise 350.000,00 TL'ye tekabül edecek USD olarak ödenmesi hususunun tamamen davacının kendi tercihi olduğunu, zaten ikinci 350.000,00 TL'lik transferin (muhtemelen kur hesabı yapılarak) 350.196,00 TL olarak kayıtlara geçirilmek suretiyle muhasebeleştirildiğini, sonuçta taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının ödemesi gereken 700.196,00 TL tutarındaki ön ödemenin muhasebe kayıtlarına "avans ödemesi" olarak kaydedildiğini, davacının bağımsız bölümün tescilini talep etmediğini, herhangi bir ihtarda da bulunmadığını, davacının halen ödenmemiş 400.000,00 TL borcu bulunduğunu, bu şekilde davacının temerrüte düştüğünü, davacının sebepsiz zenginleşme nedeni ile bedel talep edebileceği düşünülse dahi bunun ödemenin yapıldığı tarih itibari ile hesaba geçen Türk Lirası tutarın yasal faizi ile birlikte dava tarihindeki değeri olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının döviz hesabında yaptığı talebin yanlış ve hatalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yasaya uygun olarak düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi bulunmadığı, gayrimenkul satışına ilişkin olarak davacı tarafından davalıya gönderilen bedellerin iadesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında adi şekilde yapılan ön ödemeli gayrimenkul satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedellerin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri" başlıklı 40 ıncı maddesi,
2. Aynı Kanun'un Şekil şartı başlıklı 41 inci maddesi,
3. Aynı Kanun'un Cayma hakkı başlıklı 43 üncü maddesi,
4. Aynı Kanun'un "Sözleşmeden dönme" başlıklı 45 inci maddesi.
5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ülke parası ile" başlıklı 99 uncu maddesi.
6. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) "İtirazın İptali" başlıklı 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacı ile davalı arasında noterde düzenlenmiş ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalanmadığı, ön ödemeli konut sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacı ile davalı arasındaki geçersiz sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99 uncu maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapıldığında bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile de ödenmesini isteyebileceği, davacının seçimlik hakkını ülke parası dışındaki ödeme yaptığı para birimiyle aynen talep etme yönünden kullandığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi durumunda, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken, Mahkemece infazda tereddüt oluşturacak şekilde yabancı para cinsinden talep edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) no.lu bendinin üçüncü paragrafının çıkartılarak yerine "Asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak hesaplanan 483.228,00 TL üzerinden % 20'si 96.645,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.100,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.