"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacılar vekiline 02.07.2021 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise vekil tarafından yasal süre geçirildikten sonra 21.07.2021 tarihinde verildiğinden, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'nun, davalı Ziraat Bankası'ndan diğer müvekkillerini kefil olarak göstererek iki kredi çektiğini, bilahare bu borç ödenmediğinden Banka tarafından bu iki kredi için müvekkilleri aleyhine üç adet takip başlatıldığını, bunlardan ikisinin aynı borç için genel haciz yoluyla takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olmak üzere mükerrer açıldığını, davalı ...'in müvekkillerinin arkadaşı olması nedeniyle bankaya olan borcu kapatması ve dosyaları temlik alması için anlaştıklarını, ...'in bankaya ödeme yaptığını ve dosyaları temlik aldığını, ... mahallesindeki müvekkiline ait banka tarafından ipotekli taşınmazın satışının davalı ...'e yapılarak dosyanın kapatıldığını ve işbu dosya için müvekkillerinden hiçbir alacağının kalmadığını, mükerrer açılmış iki dosya için 21.000,00 TL borç kalmasına rağmen davalı ...'in takiplere devam ettiğini belirterek, müvekkillerinin Bankaya borçlu olmadıklarının tespitine, diğer davalı ...'e 21.000,00 TL borçlu olduklarının tespitine, haksız ve kötü niyetli başlatılan takipler nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili; davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, Samsun 8. İcra Müdürlüğünün 2011/6644 E., ve 2011/6645 E. sayılı dosyalarında ...'a kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın ...'e temlik edildiğini, bu dosyalarda müvekkilinin alacaklı sıfatının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davacıların davayı açmakta hukuki menfaatleri olmadığı gibi haklarının da olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, öncelikle ölü ... adına açılmış davanın reddini, hukuki dayanaktan yoksun borçtan kurtulmaya yönelik kötü niyetli davacıların davasının reddini, haksız ve kötüniyetli şekilde açılan işbu dava sebebiyle davacıların %20'si oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen ...'ın 21.04.2017 tarihinde öldüğünün görüldüğü, davalı Bankanın, davacı ...'ye 22.04.2010 tarihli konut finansman sözleşmesine istinaden 130.000,00 TL tutarında konut kredisi, 10.08.2010 tarihli sözleşmeye istinaden 60.000,00 TL ihtiyaç kredisi kullandırdığı, konut ve tüketici kredisi borcunun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığı, asıl borçlu davacı ... (Zorlu) ile kefil olan davacıların durumlarının ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, 2011/6645 sayılı icra dosyasında ipoteğe konu taşınmazın 10.09.2013 tarihinde 72.250,00 TL'ye satılması nedeniyle mahsup yapılması gerektiği, davacı ...'nun fazladan yapmış olduğu bir ödemenin bulunmadığı, Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2011/6455 ve 6456 takip sayılı dosyalarında dava tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada davacılar tarafından davalıya herhangi bir ödeme yapıldığına dair tahsilata rastlanılmadığı, buna göre davalının davacıdan toplam 103.315,06 TL alacaklı olduğu, somut olayda verilen kefaletlerin adi kefalet olduğu, asıl borçlu hakkında borcu ödemeden aciz belgesi düzenlediği takdirde kefile başvurulup alacağın tahsilinin istenebileceği, Samsun 9. İcra Müdürlüğüne ait her üç takip dosyasında da aciz vesikası düzenlenmediğinin bildirildiği, davacılar Kazım ve ... açısından yasal takip yapma koşullarının oluşmadığı, icra dosyasındaki alacak 2013 yılında ...'e devredildiğinden davalı Bankanın dava tarihi itibariyle husumet ehliyeti olmadığından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği, Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/15112 E. sayılı (Kapatılan Samsun 8. İcra Müdürlüğüne ait 2011/6646 E.) dosyası açısından; davacı ... tarafından davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ... tarafından davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabülü ile davacı ...'nun Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/15112 E. sayılı (kapatılan Samsun 8. İcra Müdürlüğüne ait 2011/6646) dosyasında davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, her ne kadar davacı ... adına davalılar aleyhine dava açılmış ise de; davacı ...'ın dava tarihinden önce vefat etmiş olması ve geçerli bir vekaletname olmaması nedeniyle, ölü davacı ... adına açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili; dava konusu takiplerin mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, geçersiz olan temlik işlemi neticesinde davalı ...'in işbu icra dosyaları için alacaklı sıfatının kalmadığını ve taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkillerinin temlik bedeline karşılık vermiş olduğu dairenin Mahkeme tarafından incelenmediğini, tekrar aynı dosyalar için kötüniyetli olarak takip yapıldığını, bilirkişinin muacceliyet şartı oluşmadığı görüşüne rağmen bunun gözardı edildiğini, davaya konu icra takipleri nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili; müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu, temlikle alacağını garanti ettiğini, davalı Ziraat Bankası hakkında usulden redde ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacıların hakkın kötüye kullanılması yasağını ihlal ettiğini, kredi sözleşmeleri, kefalet işlemleri, takip işlemlerinin tümüyle temlik eden Ziraat Bankası tarafından yapıldığını, icra takiplerinin üzerinden 7 yıl geçtikten sonra davacı tarafça işlemlerin usulsüz olduğunun ileri sürülmesinin hakkaniyete aykırı olup, borcun hem asıl borçlu hem de kefiller yönünden sabit ve muaccel olduğunu, harç ve vekalet ücretlerinin hatalı ve fahiş hesaplandığını, taleple bağlı kalınmadığını, lehlerine vekalet ücretinin nispi olarak taktir edilmediğini belirterek, Yerel Mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, her ne kadar davacı tarafça, dava ve istinaf dilekçesinde, icra dosyasında satışı yapılan taşınmaz dışında davalı ...'e farklı bir taşınmaz tapusunun devredildiği iddia edilmiş ise de, Yerel Mahkemece bahsi geçen taşınmazın tapu, ada, parsel numarasının bildirilmesi için 21.05.2019 tarihli celsede verilen süre sonrasında getirtilen kayıtlardan, bahsi geçen ipotekli taşınmazın satışı nedeniyle tahsil edilen paranın bilirkişi raporunda değerlendirildiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararının müvekkili ... lehine ortadan kaldırılmasını, ... adına açılan davanın da kabulü ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı ... vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince yeterince incelenmediğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; icra takiplerine karşı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) "Alacağın devri" başlıklı 183 üncü maddesi,
2. Aynı Kanun'un "Adi kefalet" başlıklı 585 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'nin dava tarihi itibariyle husumet ehliyeti olmadığından davanın Banka yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davaya konu kefaletlerin adi kefalet olduğu, asıl borçlu hakkında kesin aciz belgesi düzenlenmediğinden kefillere başvurulamayacağının anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2. Kararı temyiz eden davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.