Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/69 E., 2023/218 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin SGK Başkanlığında bulunan 2.231.235,42 TL tutarındaki (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi) hastane alacağının yasal faizi birlikte Kurum zararına sebebiyet verildiği gerekçesi mahsuplaşma konusu yapıldığını, bu mahsuplaşmanın hukuka aykırı olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.231.235,42 TL alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davaya konu işlemin protokole ve mevzuata uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece verilen 28.01.2016 tarihli ve 2011/138 E., 2016/125 K. sayılı kararla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve 2016/12782 E., 2019/8856 K. sayılı ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmının "a" bendinde “iddia edildiği şekilde bu faturalarla ilgili örnekleme yöntemi uygulanıp ne kadar mahsup yapıldığı tespit edilemediğinden ve bu faturalarla ilgili İstanbul Üniversitesinin kayıtlarında bir çok faturanın bulunmaması nedeniyle SGK İnceleme Raporu Eklerinin temin edilmesi gerektiği” belirtilmesine rağmen, söz konusu eksiklikler giderilmeden, davacının bilirkişi raporuna itirazı değerlendirilmeden ve yine taraflarla arasında imzalanan sözleşmenin İstisnalar başlığı altında düzenlenen (10.2) maddesinde “Kurumun ihtiyaç duyduğu hallerde örnekleme oranını %10’u geçmemek üzere artırmaya veya faturaların/reçetelerin tamamını incelemeye Kurum yetkilidir.” ve (10.3) maddesinde “Örnekleme yapılan dönemlerle ilgili olarak, teftiş, denetim, incelemeye benzeri çalışmalar sonucunda tespit edilen fazla veya yersiz ödemeler bu Genelge kapsamı dışındadır.” şeklinde yer alan düzenlemeler gözetilmeden karar verildiği, bilirkişi raporunda yer alan eksiklikler celbedildikten sonra sözleşmenin (10.2) ve (10.3) maddesi ve davacının bilirkişi raporuna itirazları da dikkate alınarak taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine açık yeni bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan işlemin mükerrer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davalı Kurumun Türkiye'de sağlık hizmetlerinin tek alıcısı olma pozisyonunu kötüye kullanarak sanki ikinci kez kesinti yapma hakkı varmış gibi keyfi davrandığını, eğer davalı Kurum samimi ise adı geçen Genelgenin (10.2) maddesine dayanarak bütün faturaları inceleyerek toplam usulsüz fatura miktarını kesin bir şekilde tespit edebileceğini, davalının bu yönteme başvursaydı belki İstanbul Üniversitesinin alacaklı çıkabileceğini, fakat davalı Kurumun bu yola başvurmayarak keyfine göre inceleme yaptığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında akdediken sağlık hizmet sözleşmesine aykırı olarak aynı faturalara ilişkin mükerrer kesinti yapıldığı iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşıladığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439 uncu maddesi gereğince ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***