"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/10 E., 2024/55 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/117 E., 2023/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili firmanın dava dışı şirketle 2019 yılı içerisinde ticari ilişkileri olduğunu, davalı Kurumun ise dava dışı şirketin müvekkili firma nezdindeki alacaklarının kendine ödenmesi için haciz ihtarnamesi gönderdiğini, dava dışı şirketin müvekkili firmadan bir alacağı olmadığından ihtarnameye cevap verilmediğini, bunun üzerine davalı Kurumun müvekkili aleyhine 649.570,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkili firmanın dava dışı şirket ile haciz ihtarnamesinden önce ticari ilişkisini bitirdiğini, takip başlangıcından önce tüm alacak kalemlerinin ödendiğini ileri sürerek; müvekkili firmanın borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; dava dışı şirketin müvekkili Kuruma olan vergi borçlarının tahsil edilememesi üzerine bahsi geçen mükellefin ticari ilişkide bulunduğu şahıs ve şirketler incelendiğinde davacı firmanın da bunlardan biri olduğunu tespit ettiklerini, müvekkili Kurum tarafından davacı firmaya ödeme emri tebliğ edildiğini, davacı firma tarafından itiraz edilmediğinden ödeme emrinin kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla; Mevlana Vergi Dairesinin 30.12.2022 tarihli yazı ve ekindeki belgelerden davacı firmaya haciz ihbarnamesinin15.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 25.02.2021 tarihinde açıldığı, bu haliyle davanın yasal süresi olan haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda haciz ihbarnamesinin davacıya elektronik tebligat şeklinde 15.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça tebliğden itibaren 7 günlük süre içerisinde haciz ihbarnamesine itiraz edilmediği, eldeki davanın ise tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolduktan sonra 25.02.2021 tarihinde açıldığı, arabuluculuğa başvurmanın tarihinin de 28.12.2020 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında bu açıdan da Kanun maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun (6183 sayılı Kanun) 79/4 maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içinde açılmadığından ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, ancak 6183 sayılı Kanunun 79. maddesine göre davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın %10'u tutarında ayrıca inkar tazminatına hükmedilir düzenlemesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine, 6183 sayılı Kanun'un 79/4 maddesi uyarınca davacının haksız çıktığı tutar olan 649,570,00 TL'nin %10'u tutarında hesaplanan 64.957,00 TL inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece red kararının gerekçesinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin belirtildiğini, ancak müvekkiline gönderilen ödeme emrinin 08.03.2020 tarihli olduğunu ve hak düşürücü sürenin başlayacağı tarihin bu tarih üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun'un 79/4 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, ileri sürülen temyiz sebeplerine ve özellikle davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.