Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/210 Esas, 2016/231 Karar

SUÇLAR : Rüşvet vermeye teşebbüs, zincirleme biçimde kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/210 Esas, 2016/231 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Tebliğnamede her ne kadar sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz istemi konusunda görüş belirtilmişse de, sanık müdafiinin temyiz isteminin yalnızca sanık hakkında rüşvet verme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşıldığından, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2015 tarihli ve 2015/104322 Soruşturma, 2015/35689 Esas, 2015/2933 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, 63 üncü maddesi uyarınca gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubu, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, 63 üncü maddesi uyarınca gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubu talepleriyle kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/210 Esas, 2016/231 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin şikayetçilere rüşvet verdiğine dair dosyada bulgunun mevcut olmadığına, verilen hükümlerin şikayetçilerin tuttukları tutanağa ve tutanağın doğru olduğuna dair beyanlarına dayandığına, rüşvete konu paranın ve miktarının tutanağa yazılmadığına, gerçekte böyle bir eylemin gerçekleşmesi durumunda görüntü kaydının mevcut olması lüzumuna, mahkeme kararının objektif ve mantıksal delillere dayanmadığına, sanığın hakaret ve rüşvet verme suçlarından beraatine karar verilmesi ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın, olay tarihinde... plakalı ticari aracı kullandığı sırada trafik polislerinin dur ihtarına rağmen durmayarak kaçmaya çalıştığı, daha sonra kolluk görevlileri olan şikayetçiler ... ve ... tarafından durdurulduğu, sanığın görevli polislere ehliyeti olmadığını bu nedenle kaçtığını söyleyerek trafik ekibi çağırmamalarını söylediği, bir miktar parayı şikayetçiler ... ve ...'ın görev yaptıkları resmi kolluk aracının sağ ön camından içeriye attığı, görevli polislerin parayı geri almasını söylemeleri ve trafik ekibini çağırmaları üzerine sanığın görevli polis memuru olan şikayetçiler ..., ..., ... ve ...'a hitaben "Savcı tanıdığım var, savcının karşısında köpek olacaksınız, lan siz beni tanımıyormusunuz, hepinizi satın alırım, kaç kuruşluk adamsınız, köpekler!" şeklinde hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu, böylece sanığın atılı suçları işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında ayrı ayrı cezalandırılmasına dair kararlar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden alınan adli sicil kaydına göre tekerrüre esas teşkil eden en ağır cezayı içeren İstanbul (Kapatılan) 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/925 Esas, 2015/615 Karar sayılı ilamı yerine İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2011 tarihli ve 2010/14 Esas, 2011/445 Karar sayılı ilamı nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/210 Esas, 2016/231 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.06.2011 tarihli, 2011/9-88 Esas, 2011/116 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki infaza eklenecek süre yönünden aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilmek kaydıyla yanılgı nedeniyle hükümlerde gösterilen ilam hükümlerden çıkarılıp yerine tekerrüre esas nitelikteki diğer ilam yazılmak suretiyle hükümlerin düzeltilmesine karar verilebileceğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin "İstanbul (Kapatılan) 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/925 Esas, 2015/615 Karar sayılı hükmü ile sanığın mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2011 tarihli ve 2010/14 Esas, 2011/445 Karar sayılı ilamında belirtilen sonuç ceza esas alınarak belirlenmesi," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

***