"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/957 Esas, 2016/285 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2014 tarihli ve 2014/7795 Soruşturma, 2014/2707 Esas, 2014/1756 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2014/957 Esas, 2016/285 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, usul ve yasaya aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde ... Köyü muhtarı olarak görev yapan sanık hakkında, görev ve yetkisi dahilinde bulunmadığı halde inşaat halindeki ruhsatsız iki yapı hakkında, yapı kullanım izin belgesi düzenlemek şeklinde gerçekleşen eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Elektrik ve su aboneliği için belge düzenlemenin 442 sayılı Köy Kanunu'nun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan köylünün mecburi işleri ile 36 ve 37 nci maddelerinde sayılan köy muhtarının görevleri arasında bulunmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 21, 30 ve 31 inci maddeleri uyarınca kural olarak, belediye ve mücavir alan sınırları dahilinde bulunan yapılar için yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belgesi alınmasının zorunlu olduğu, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin "Bağlantı başvurusu" başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde “Köy yerleşik alanları ve civarı ile mezralarda bulunanlar 3194 sayılı Kanun'un 27 ve 30 uncu maddelerine göre yapı kullanma iznini”, (ç) bendinde ise “İmar ve köy yerleşim alanları dışında bulunanlar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden verilecek yapı kullanma iznine ilişkin belgeyi” dağıtım şirketine ibraz etmeleri durumunda elektrik aboneliği verileceğinin belirtilmesi karşısında; somut olayda köy yerleşim yeri dışındaki 184 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıya elektrik aboneliği verilmesine dair belirtilen izinlerin alınmış olup olmadığı, bu konuda tanıklarca abonelik işlemleri için başvuruda bulunulup bulunulmadığı eğer bulunulduysa hangi belgelerle başvurulduğu araştırılarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Görevi kötüye kullanma suçu yönünden objektif cezalandırma şartlarından olan kişi mağduriyeti, kamu zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması koşullarının oluşup oluşmadığının denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden toplumsal zarardan bahsedilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2014/957 Esas, 2016/285 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.