"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/393 Esas, 2013/45 Karar
SUÇLAR : Zimmet, görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet, imar kirliliğine sebep olma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan), beraat (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan), kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine (sanıklardan ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, kooperatif yöneticisi, denetçisi veya çalışanı olmayan sanık ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının katılma hakkının bulunmadığı, bu itibarla anılan suçtan kurulan hükmü temyiz yetkisinin olmadığı gözetilerek, vekilinin söz konusu hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2. ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddelerine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve kooperatif yöneticisi olan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu suç ve belirtilen sanıklar yönünden müdahil sıfatını kazandığı nazara alınarak, başvurularının kapsamına göre incelemenin, sanıklar ... ve ... müdafilerinin müvekkilleri hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, katılan kooperatif vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet ve imar kirliliğine neden olma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi ile zimmet suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine, Bakanlık vekilinin ise sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında imar kirliliğine neden olma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi ve zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davaları açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1)Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında imar kirliliğine neden olma, ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükümlerde, suç adının hatalı olarak "imar mevzuatına aykırılık" yazılması,
Kanuna aykırı, katılan kooperatif ve suçtan zarar gören Bakanlık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ''düşürülmesine" ibaresinin ''düşmesine'', "imar mevzuatına aykırılık" ibaresinin ise "imar kirliliğine neden olma" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, ..., ... ve ... hakkında aynı suçtan kurulan beraat, ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve imar kirliliğine neden olma ile 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının düşürülmesine dair hükümler ile ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve imar kirliliğine neden olma suçundan verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Sanıklardan ..., ..., ... ve ...'nin eylemlerinin sübutu halinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202/1. maddesi kapsamında düzenlenen basit zimmet suçunu ve bu suça iştiraki oluşturabileceği, bu suçun belirtilen maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 30.06.2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği diğer yandan sanıklar ..., ... ve ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre hüküm tarihinden sonra 13.10.2022, 13.08.2024 ve 26.03.2013 tarihlerinde vefat ettikleri anlaşılmakla; olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanıkların ölmediklerine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneklerinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanıklara vicahen okunan nüfus kayıtları ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı, ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.