Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/633 Esas, 2017/665 Karar

SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜMLER : 1)Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2016 tarihli ve 2015/142 Esas, 2016/250 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet,

2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.05.2017 tarihli ve 2017/633 Esas, 2017/665 sayılı Kararı ile; düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi,

3)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2017/633 Esas, 2017/665 sayılı ek Kararı ile; temyiz isteminin reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine dair verilen ek Kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek Kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2016 tarihli ve 2015/142 Esas, 2016/250 sayılı Kararı ile sanık ...'ın icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ...'in icbar suretiyle irtikaba yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2.Sanıklar müdafiilerinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2017/633 Esas, 2017/665 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında gerekçede ve hükümde uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 250 nci maddesinin birinci fıkrası olarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2017/633 Esas, 2017/665 sayılı ek Kararı ile BAM Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

BAM Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanıkların eylemlerinin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturmadığı, sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesindeki nüfuz ticareti veya 257 nci maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, suç vasfında yanılgılı değerlendirme yapılarak icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğu nedenlerine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2013 tarihli ve 2013/15-278 Esas, 201109 sayılı Kararında belirtildiği üzere, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırları içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği; somut olayda, BAM Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 255 inci veya 257 nci maddesinde düzenlenen suçları oluşturabileceğine ilişkin olduğu, sanıkların eyleminin nüfuz ticareti veya görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu kabul edilse dahi verilecek hükümlerin kesinlik sınırının altında kalacağı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde BAM Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2017/633 Esas, 2017/665 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden BAM Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

***