Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/142 Esas, 2016/149 Karar

SUÇLAR : Zimmet, görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düşme, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanıklar hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören Kızılcahamam Yeşilçamlık Konut Yapı Kooperatifinin bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve kovuşturma aşamasında 13.05.2014 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu ancak mahkemece bu hususta karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince katılma isteminin KABULÜNE, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanıklara isnat edilen suçların niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan, bu nedenle 11.06.2015 tarihli oturumda katılma talebi reddedilen Gür-sel İnş. Malz. Tic. Lt. Şti ile ...'ün kamu davasında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, katılma taleplerinin reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek, vekili aracılığıyla yapmış oldukları temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Yasa) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2/2. maddesi gereğince sanıklara yüklenen zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17. ve 18. maddeleri gereği zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca temyiz hakkı bulunduğu, kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen ... lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı nazara alınarak, incelemenin katılanlar ... ile Kızılcahamam Yeşilçamlık Konut Yapı Kooperatifi vekillerinin, sanık ...'ın ve sanıklar ... ile ... müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Kızılcahamam Yeşilçamlık Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri olarak görev yapan sanıklar ..., ... ve ...'a yönelik zimmet isnatları yönünden, 10.08.2015 ve 12.01.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporları ve tanıkların beyanları da dikkate alındığında, mal edinme eylemini gerçekleştirdiklerine dair savunmalarının aksine delil bulunmadığı, kooperatife ait harcama belgeleri ve hesapları düzgün tutmamak suretiyle kooperatifin zararına sebep olma şeklindeki eylemlerinin ise sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ayrıca bu sanıklar ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ye isnat olunan icra davranışla görevi kötüye suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.05.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı, keza Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarına göre sanıklardan ...'nin 18.02.2020, ... ise 13.07.2023 tarihinde, hükümlerden sonra vefat ettikleri anlaşılmakla haklarındaki kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi lüzumu nazara alınarak, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 05.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***