Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/219 Esas, 2020/338 Karar

SUÇ : Zincirleme rüşvet alma, zincirleme rüşvet verme, zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım etme, resmi belgede zincirleme sahtecilik ve bu suça yardım etme, kamu

görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜMLER: 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin tek bir nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabulüyle ayrı ayrı mahkumiyetlerine,

2- Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılığa yardım etme suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin tek bir nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabulüyle ayrı ayrı mahkumiyetlerine,

3- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik, ..., ..., ..., ... hakkında ise bu suça yardım etme suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine,

4- Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine,

5- Sanıklar ..., ..., ... (...) ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık, ... ve ... hakkında ise bu suça yardım etme suçlarından ayrı ayrı beraatlerine,

6- Sanıklardan ... hakkında zincirleme rüşvet verme, ... ve ... hakkında ise zincirleme rüşvet alma suçlarından ayrı ayrı beraatlerine,

7- Sanıklar ..., ... ve ... (...) hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan ayrı ayrı beraatlerine,

8- Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık (2 kez) ve resmi belgede zincirleme sahtecilik (2 kez) suçlarından açılan kamu davalarının sanığın ölümü nedeniyle düşmesine,

..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanık ...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama, düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin sanıklar hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım etme, resmi belgede zincirleme sahtecilik ve bu suça yardım etme ile kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, Milli Eğitim Bakanlığının ise kamu görevlisi olmayan sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmedikleri ve adı geçenlerin müdahil olarak söz konusu davalara katılmaları mümkün olmayıp verilen hükümleri temyiz etme yetkilerinin bulunmadığı, usulsüz olarak kamu davasına katılmalarına karar verilmesinin de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden Hazine ve Milli Eğitim Bakanlığı vekillerinin anılan suçlardan kurulan hükümlere yönelik vaki temyiz istemlerinin öte yandan sanık ... müdafiinin tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan, duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklardan ... hakkında zincirleme rüşvet verme, ... ve ... hakkında ise zincirleme rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükümlerine, katılan ... Bakanlığının tüm sanıklar hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık ve bu suçlara yardım etme, resmi belgede zincirleme sahtecilik ve bu suça yardım etme suçlarından kurulan tüm hükümlere, sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet ve zincirleme rüşvet alma suçlarından kurulan beraat hükümlerine, sanıklar ... ve ...'ın kendileri hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında zincirleme rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden vekalet ücretine hasren ve nitelikli dolandırıcılık ile kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ... ve müdafinin adı geçen sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan verilen düşme kararı yönünden vekalet ücretine hasren ve nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılığa yardım etme suçundan kurulan beraat ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan verilen düşme hükümleri yönünden vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık (2 kez) ve resmi belgede zincirleme sahtecilik (2 kez) suçlarından kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklardan ... hakkında zincirleme rüşvet verme, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik, ... ve ... hakkında zincirleme rüşvet alma, nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik, ..., ..., ..., ... (Şen) hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik, ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılığa yardım etme ve resmi belgede zincirleme sahteciliğe yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:

Suç tarihinden önce 14.02.2007 tarihli ve 26434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9/5. maddesinde yer alan "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere; ... yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir." ve aynı Kanun'un 9/son maddesindeki "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” şeklindeki hükümler nazara alındığında; ... suç tarihindeki yöneticileri veya öğretmenleri olan bir kısım sanıklar hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve bu suça yardım etme suçlarından açılan kamu davalarına konu eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, anılan eğitim kurumunda görev yapan diğer sanıkların eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturabileceği, bu suçun 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca soruşturma iznine tabi olduğu gözetilerek; söz konusu eğitim kurumlarında yönetici veya öğretmen olarak görev yapan sanıklar hakkında durma kararı verilip yetkili merciden soruşturma izni talep edildikten sonra sonucuna göre adı geçen sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

... kurucularından olan ..., hisse sahiplerinden ..., eğitim müdürü ..., sahte diplomayla öğretmenlik yapan ... ile sahte engelli sağlık kurulu raporları temin ettiği iddia olunan ...'ın anılan eğitim merkezindeki, keza...nin müdürü olan sanık ...'nın bu kurumdaki hangi eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu her bir sanık yönünden ayrı başlıklar halinde tartışılmasına ve her iki kurumdaki dolandırıcılık suçlarında ölen sanık ... dışında ortak sanık bulunmamasına rağmen hükmün gerekçe bölümünün sondan ikinci paragrafında her iki kurumdaki dolandırıcılık suçlarından meydana gelen toplam zarardan tüm sanıkların birlikte sorumlu tutulmalarının gerektiği belirtilmek suretiyle çelişkiye neden olunması,

İddianamede sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden anılan Yasa'nın 37. maddesi uyarınca asli fail olarak cezalandırılmaları suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,

1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar, sanık, katılan ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki hükümlere rağmen, sanık ...'nin hazır edilip dinlenmeden davanın sonuçlandırılması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Sanık ...'nun sağlık mazereti nedeniyle duruşmaya katılamayacağından savunmasının başka bir celsede alınması talebini içeren 21.10.2020 tarihli mazeret dilekçesi hakkında herhangi bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek yokluğunda hükümler kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden yapılan incelemede, sanık ... hakkında aynı kuruma yönelik dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davaları ve kurulan mahkumiyet hükümlerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, anılan dava dosyalarının akıbetlerinin araştırılması, mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmişse onaylı suretlerinin getirtilmesi suretiyle iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği, suçların teselsül edip etmediği, zincirleme şekilde işlenmiş olması durumunda mahsup hükümlerinin uygulanma imkanının olup olmadığının karar yerinde tartışılması sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlar Milli Eğitim Bakanlığı ve Hazine vekilleri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıkların tüm eylemleri arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça yardım etme suçları yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***