"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/344 E., 2016/194 K.
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, ...
...
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiş, bu itibarla tebliğnamedeki İçişleri Bakanlığına davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme hakkı tanınmadığından bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09.10.2007 tarihli ve 2007/11-44-200; 21.01.2020 tarihli ve 2017/11-808-17 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ceza davası açma görevi, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikayet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısına aittir. Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede hangi hususların gösterileceğine ve yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması gerektiğine aynı Kanun’un 170/3-4. madde ve fıkralarında yer verilmiştir.
İddianamenin iadesi halleri CMK’nın 174/1. madde ve fıkrasında belirlenmiş olup bu hususlara aykırı olarak düzenlenen iddianamenin öngörülen süre içinde eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle Cumhuriyet başsavcılığına iadesine karar verilmelidir.
Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Bu kabul, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal ve vazgeçilemez sonucudur.
Yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak düzenlenen iddianamenin gerek on beş günlük süre içinde iade edilmeyerek gerekse de kabulüyle artık kovuşturma aşamasına geçilmiş olması hukuka aykırılığı ortadan kaldırmayacak ve davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlali yönünde haklı bir sebep oluşturmayacaktır. Böyle bir durumda usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davasından bahsedilemeyeceğinden mahkemece hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilecek ve bu hususta gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunulacak, usulüne uygun bir kamu davası açılması halinde yargılama faaliyeti gerçekleştirilerek yapılacak değerlendirme sonucunda CMK’nın 223. maddesi uyarınca bir hüküm tesis edilecektir.
Tüm bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede; Gaziosmanpaşa Cumhuriyet başsavcılığının, 03.03.2012 tarihli ve 2012/3658 Esas sayılı iddianamesinde, 08.09.2009 tarihli ve 3710 sayılı ... Mülkiye Müfettişliğinin tevdi raporu ile Haraççı İlk Kademe Belediyesince sanayi alanı bordür tretuvar yapım işiyle ilgili yüklenici firmaya 141.787.07 TL+KDV tutarında fazla hak ediş düzenlenmesi konusunda sanıklar hakkında Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunulduğunun ifade edilmesi ile yetinildiği, sanıklara yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı, dolayısıyla iddianamede suç isnadında bulunulduğunun ve usule uygun kamu davası açıldığının kabulünün mümkün olmadığı, bu hususun iddianame tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 170/4. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğu gözetilmeden ve söz konusu eksikliğin düzeltilmesi yoluna da gidilmeden, yargılamaya devam edilerek sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulması suretiyle CMK'nın 225. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.