"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/551 Esas, 2018/165 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2016 tarihli ve 2013/47 Esas, 2016/88 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/165 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık lehine takdiri indirimlerin uygulanmadığına, atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında hükmolunacak ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu cezanın 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis olarak belirlenmesi sonuç ceza miktarının doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre 02.07.2010 tarihinde sanığın hesabına aktarılan 11.000,00 Türk Lirası parayı köy işlerinde harcamayarak uhdesine geçirmek suretiyle işlediği kabul edilen zimmet suçu yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 19.10.2009 tarihinde hesabına aktarılan 5.000,00 Türk Lirası parayı köy işlerinde harcamayarak uhdesinde tutmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilmiş ise de, sanığın müfettişe verdiği ifadesinde, köy konağının daha önce boya, badana işlerini yapan ...'nin kalan borcu için köy hesabına aktarılan 5.000,00 Türk Lirasına 1.000,00 Türk Lirası da köyün bütçesinden ekleyerek 6.000,00 Türk Lirasını adı geçen şahsa ödediğini beyan etmiş ve buna ilişkin 07.10.2009 tarihli ... ve kendi imzasını havi harcama pusulasını ibraz etmiş olması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için, anılan belge üzerinde imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında kurulan hükümde sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2025 tarihinde karar verildi.