Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

SUÇ : Zincirleme basit zimmet

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet

müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiş, bu itibarla tebliğnamedeki Tarım ve Orman Bakanlığına davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme hakkı tanınmadığından bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2016/96 Esas, 2017/40 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2.Sanık müdafii ve katılan Avrupa Birliği Bakanlığı vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/662 Esas, 2017/1018 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkilinin yurtdışına giriş çıkış tarihlerinin savunmalarını doğruladığına, bilirkişi raporunun somut olaya uygun hazırlanmadığına, henüz proje süresi bitmeden sanık hakkında soruşturma izni verildiğine, proje süresi boyunca sanığın proje bedelini uhdesinde bulundurmasının yasal zorunluluk olduğuna, zimmet kastının bulunmadığına, AB Bakanlığı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerden Sabri adlı kişinin Sabri Karadağ olduğunun anlaşıldığına, Sabri isimli şahısla sanığın daha önce yürütülen bir projede birlikte çalıştığına, kapora mahiyetinde projenin başında bu şahsa verilen nakit paraların proje sonunda makbuzlarının alındığına, ancak projenin müvekkili tarafından tamamlanamaması nedeniyle makbuzların dosyaya ibraz edilemediğine, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine,

2.Katılan Avrupa Birliği Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; bölge adliye mahkemesince suçun basit zimmet olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, banka hesap hareketlerinin başka kişilerce öğrenilmesinin mümkün olmadığına, sanığın paraları mağdurların hesabına aktardıktan sonra alması şeklindeki eylemiyle zimmet suçunun ortaya çıkmasını engellemeye çalıştığına,

3.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; ilk derece ve bölge adliye mahkemesince duruşma gününün ve gerekçeli kararların Bakanlığa tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.12.2024 tarihinde karar verildi.

***