"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2825 Esas, 2018/2594 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın katılan Hazine ve şikayetçi ... vekili, katılan ... ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” hükmü uyarınca vekaletname ile sanığın müdafiiliğini üstlenen avukatının adresine gönderilen tebligatın sanığa tebliğ edildiği, yapılan bu usulsüz tebligatın, sanık müdafii yönünden temyiz süresini başlatmayacağı, öğrenme üzerine gerçekleşen temyizin süresinde yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanığa isnat edilen zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen ... Bakanlığının kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı kabul edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
1)Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2016/207 Esas, 2018/67 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmolunmuştur.
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/2825 Esas, 2018/2594 sayılı Kararı ile istinaf başvuralarının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ...'ın temyiz istemi; sanık avukatın haricen tahsil ettiği paranın 9.000,00 TL'sini kendisine verip kalan kısmını uhdesinde tuttuğuna, ikinci ibranamede bulunan imzanın kendisine ait olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan Hazine ve şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi; eksik incelemeye dayanarak verilen beraat kararının bozulması gerektiğine dairdir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosyada mevcut delillerle müvekkilinin yüklenen suçu işlemediği sabit olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin, katılan ...'ın ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin, katılan ...'ın ve katılan Hazine vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.