"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/52 Esas, 2014/233 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, dava konusu reklam ile ilgili olarak tahsil etmiş olduğu çekleri uhdesine geçirmediğini, bu çeklerin belediye reklam vergisi, Erdek Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personel taşımı ihalesi teminatı, ... akaryakıt istasyonuna olan borçlar ve tanık ...'nun kooperatif için çekmiş olduğu kredinin kapatılmasında kullanıldığını beyan etmesi ayrıca tanık ...'nun soruşturma aşamasında alınan beyanında kredinin bu şekilde kapatıldığını doğrulaması ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının kooperatifin suç dönemine ilişkin tüm gelir-gider kayıtları incelenmeden ve sanığın savunmasında geçen giderlere ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan düzenlenmekle, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, ...'nun tanık olarak dinlenerek olay hakkındaki bilgi ve görgüsünün tespiti, gerektiğinde harcama yapıldığı belirtilen işler ile ilgili olarak kurumlarla yazışma yapılması, ... akaryakıt istasyonunun kayıtlarının detaylıca araştırılması ile sanığın görev yaptığı döneme ilişkin kooperatife ait tüm defterler, harcama belgeleri, banka hesap kayıtları ve diğer belgelerin temini sonrasında, dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek kooperatifin suç dönemindeki tüm gelir ve giderlerini karşılaştırmak suretiyle sanığın uhdesinde kalan para bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu itibarla sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen "Sanıktan önceki kooperatif başkanının kendi dönemine ilişkin kalan borca mahsuben aracını kooperatife verdiği, bunun satılması karşılığında alınan parayı kooperatifin yasal muhasebe kayıtlarına intikal ettirmediği ve zimmetine geçirdiği" isnadına ilişkin açılmış bir dava bulunmamasına rağmen iddianın dışına çıkılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi ve tek isnat yönünden kamu davası açılıp yasal koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin uygulanması ile bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 43. maddesine göre artırımı sonrasında hesap hatası yapılarak cezanın "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında uygulama maddesinin aynı Kanun'un "53/1-d" maddesi yerine hatalı olarak "53/1-a" maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.