"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve 2015/222 Esas, 2017/54 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'ın zincirleme şekilde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1, 249/1, 248/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3 ve 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3 ve 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına, sanık ...'un zincirleme şekilde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1, 249/1, 248/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3 ve 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına, ilişkin mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hükümler ve bu hükümlere yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b madde-bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklardan ... müdafiinin müvekkili hakkında her iki suçtan kurulan hükümlere, ... müdafiinin ise müvekkili hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunu'nun 299/1. maddesi gereğince takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve 2015/222 Esas, 2017/54 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında zincirleme kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasına hükmolunmuştur.
2) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.06.2017 tarihli ve 2017/980 Esas, 2017/989 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle bozulması lüzumuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'un hükümden sonra 04.11.2020 tarihinde vefat ettiği, bu itibarla sanık hakkındaki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle müdafiinin sanık ... hakkında her iki suçtan, sanık ... müdafiinin ise adı geçen sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında bahse konu suçtan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.12.2024 tarihinde karar verildi.