"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/214 Esas, 2015/37 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, basit temellük zimmeti
HÜKÜM : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma ve basit kullanma zimmeti suçlarından mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 18.04.2009 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında basit kullanma zimmeti suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde S.S. Yumurtalık Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanığın, kooperatif banka hesabından farklı tarihlerde çektiği ve akıbeti bilinmeyen 4.360,00 TL'yi uhdesine geçirdiği iddia ve kabul edilen dava konusu somut olayda; sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, kooperatif merkez birliğince yapılan teftiş sırasında suça konu para çekme eylemlerinin tespiti anında sanığın kooperatiften 13.439,39 TL maaş alacağı olduğunun da belirlendiği ve zimmet miktarının maaş alacağından düşülerek muhasebeleştirildiği, bu haliyle sanığın suç kastı ile de hareket etmediği anlaşıldığından atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Zimmet miktarının teftiş sırasında tespiti ile önce muhasebeleştirilmesi, sonrasında ise kooperatif hesabına yatırılması eyleminin basit temellük zimmeti niteliğinde olduğu, herhangi bir ihbar, uyarı, denetim ve şikayet olmaksızın paranın geçici süreyle kullanımı ve yatırılması halinde söz konusu olabilecek olan kullanma zimmeti suçunun unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Zimmete geçirildiği kabul edilen toplam 4.360,00 TL'nin, ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kullanma zimmeti sonucu oluşan nema miktarının ödenmediği gözetilmeden etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanarak yüklenen suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca "cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına" karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.