"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/357 Esas, 2014/203 Karar
...
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/357 Esas, 2014/203 sayılı Kararının, suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçundan Hazinenin doğrudan zarar görmediği, kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen kararın; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca Hazinenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.04.2013 tarihli ve 2013/3447 Soruşturma, 2013/7729 Esas, 2013/3631 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/357 Esas, 2014/203 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyizi, sanığın atılı suçları işlediği ve Hazine zararı oluştuğu kabulüyle mahkumiyetine hükmedilmesi yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
... Turizm isimli şirketin yetkilisi olan sanığın, şirket adına Milli Savunma Bakanlığı ... Tedarik Bölge Başkanlığının 05.12.2012 tarihli ihalesine katıldığı ve yapılan ihale sonucunda işin bu şirket üzerinde kaldığı, kurum tarafından sanıktan ihaleye katılma şartlarından olan ve ihale tarihi itibarıyla vergi borcu olmadığına dair Vergi Dairesinden alınacak belgenin istenmesi üzerine, sanığın ihale tarihi itibarıyla mevcut olan vergi borcunu 07.12.2012 tarihinde ödedikten sonra yetkilisi olduğu şirketin vergi borcu olmadığına dair belgeyi internet üzerinden bilgisayarına yüklediği ve 07.12.2012 olan belge tarihini 05.12.2012 olarak değiştirdiği, belgeyi bu haliyle kuruma sunduğu, kurum tarafından belgenin doğruluğunun araştırılması neticesinde belgenin sahte olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı ve ihalenin iptal edildiği iddiasıyla ihaleye fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında, Mahkemece; resmi belge niteliğindeki suça konu belgenin ihalenin yapıldığı aşamada ve öncesinde kuruma sunulmadığı ve kurum tarafından da bu aşamada belgenin istenilmediği gerekçesiyle ihaleye fesat karıştırma suçunun, belgenin iğfal kabiliyetinin olmaması gerekçesiyle de resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları oluşmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca ihale sürecinin ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalandığı ana kadar devam ettiği nazara alındığında mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2 nci maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, (d) bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (iki) numaralı alt bendi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası da bulunmadığı anlaşılmakla, delilleri takdir olunmak suretiyle kurulan beraat hükmü, gerekçesi yerinde olmamakla birlikte sonucu itibarıyla doğru bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/357 Esas, 2014/203 sayılı Kararında katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
...