Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/377 Esas, 2018/515 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ezine Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2012 tarihli ve 2012/255 Soruşturma, 2012/216 Esas, 2012/129 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak mahrumiyetine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Ezine (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/188 Esas, 2012/316 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.

3.Katılan vekilinin temyizi üzerine hükmün Dairemizin, 01.06.2016 tarihli ve 2014/6168 Esas, 2016/5667 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

4.Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2016/377 Esas, 2018/515 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Ezine PTT Merkez Müdürlüğü dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, 20.09.2011 ve 26.09.2011 tarihlerinde kendisine teslim edilen katılan tarafından noter vasıtası ile kiracısına gönderdiği tahliye ihtarını içeren süreli tebligatı kabul edilebilir herhangi bir gerekçe olmaksızın uzun süre ilgilisine tebliğ etmediği ve 24.10.2011 günü de muhatabın adreste tanınmadığından bahisle iade etmek suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, posta dağıtıcısı olan ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2016/377 Esas, 2018/515 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

***