Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/181 Esas, 2019/281 Karar

SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'e isnat olunan zimmet eylemlerinin kül halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan), düşme (sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından, sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edildiği halde duruşmalara iştirak etmek veya yazılı beyan göndermek suretiyle katılma talebinde bulunmayan, bu nedenle hükümleri temyiz etme hakkı olmayan suçtan zarar gören ... İl Müdürlüğünün vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin müdafiilerinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen görevi kötüye kullanma suçunun sanıklar ... ve ... yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Kanun'un 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla anılan Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen beş yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 19.02.2003 ve 25.06.2002 olan suç tarihleri ile iddianame tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği, sanıklar ... ve ... açısından ise 5237 sayılı Kanun'un 257/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 09.09.2005 olan suç tarihi ile incelemeye konu hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği, hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a da aynı Kanun'un 325. maddesine istinaden sirayet ettirilmek suretiyle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ..., ...., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***