"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/9 Esas, 2016/312 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili olan katılandan, icra yolu ile tahsil etmek için aldığı çeklere yönelik bankadan tahsil ettiği 7.435,00 TL sorumluluk bedeli ile Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün 2010/6649; 2010/6650; 2010/6651 Esas, 2010/6652 ve 2010/6654 Esas sayılı icra takiplerinde borçlulardan alacağa mahsuben haricen tahsil ettiği paraları katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu ve katılanın talebine rağmen çek ve senet asıllarını, dava belgelerini ve masraf avansını iade etmediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın tahsil ettiği paralara ilişkin hapis hakkını kullandığını, aslında kendisinin katılandan alacaklı olduğuna dair savunması da gözetilerek, maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi bakımından, sanığın hesabının bulunduğu ilgili banka şubelerinden suç tarihlerini kapsayan hesap hareketlerine ilişkin belgelerin, ilgili Vergi Dairesinden sanık avukat tarafından katılan adına düzenlenmiş bir avukatlık serbest makbuzu bulunup bulunmadığı ile varsa onaylı bir suretinin, katılan adına vekil sıfatı ile takip ettiği dava ve icra takiplerinin celp edilmesi sonrasında, dosyanın konunun uzmanı bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, iddia ve hapis hakkına ilişkin yapılan savunma da nazara alınarak, dava konusu paraların tahsil edildiği tarih itibarıyla sanığın müvekkili katılandan muaccel hale gelmiş vekalet ücreti alacağı olup olmadığı, varsa miktarı, uhdesinde katılana ait bir paranın bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu aldırılıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra, sanığın üzerine atılı olan bankadan tahsil ettiği çek sorumluluk bedellerini ve icra takibi borçlularından yaptığı tahsilatları uhdesinde tutma eylemlerinin sübutu halinde Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan ve uzlaşmaya tabi olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.