Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/108 Esas, 2016/78 Karar

SUÇLAR: İcrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... haklarında), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) aykırılık (diğer sanıklar haklarında)

HÜKÜMLER : Davanın reddi (sanıklar ..., ... ve ... haklarında 6102 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan), mahkumiyet (sanıklara atılı diğer suçlardan)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düşürülme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen Yolsuzluklara ve Haksızlıklara Karşı Mücadelede Eğitim, Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına ...'in kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıklardan ...'ın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve ..., ... ile ...'nin üzerlerine atılı 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***