Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/221 Esas, 2016/321 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bulanık Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2014 tarihli ve 2013/906 Soruşturma, 2014/55 Esas, 2014/18 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/221 Esas, 2016/321 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmaması, temel ceza belirlenirken gerekçesiz olarak teşdit uygulanması ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerekçeleriyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde ... ili Bulanık ilçesi belediye başkanı olan sanık hakkında; belediye hizmet binası altında bulunan ve 1989 yılında yapılan ihale ile kiraya verilen 8 adet iş yerinin, sözleşme süresi sonunda yeniden ihale ile kiraya verilmesi gerekirken ihale yapılmadan doğrudan eski kiracılara kiraya verilmesi ve 3 iş yerinin kira sözleşmesi hükümlerine aykırı olacak şekilde kiralayan kişiler tarafından üçüncü kişilere kiraya verilmesi, bu durum tespit edildiğinde ise 05.10.2012 tarih ve 46 sayılı belediye encümeni kararıyla bu 3 iş yerinin ihale yapılmadan fiilen kullanan kişilere eski kira bedeli üzerinden kiraya verilmesi şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verildiği, sanık hakkında bahse konu iş yerlerinin ihale yapılmadan kiraya verilmesi ve kira sözleşmelerine aykırı olacak şekilde iş yerlerinin kiracılar tarafından üçüncü kişilere kiralanmış olmasına göz yumulması eylemleri ile soruşturma izni kapsamında bulunmayan kira borcunu ödemeyenlere karşı gerekli yasal takibin yapılmaması şeklindeki eylemi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suç tarihinde kamu görevlisi olan ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca soruşturulması izne tabi olan sanık hakkında, soruşturma izni kapsamında bulunmayan kira borcunu ödemeyenlere karşı gerekli yasal takibi yapmaması şeklindeki eylemine ilişkin yargılama şartının bulunmadığı gözetilmeden sübutu kabul edilerek mahkumiyet hükmüne esas alınması,

Kabule göre de;

Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1 inci fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak teşdit uygulanması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine aykırı davranılması,

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda görevi kötüye kullanma suçunu birden fazla işlediği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/221 Esas, 2016/321 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.

***