"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/764 Esas, 2020/271 Karar
KATILANLAR : Hazine, ..., ...
SUÇLAR : Tefecilik (... hakkında), bedelsiz senedi kullanma (her iki sanık hakkında)
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşürülme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre bedelsiz senedi kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin bedelsiz senedi kullanma suçuna yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının "2" numaralı bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.