"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/496 Esas, 2016/668 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.08.2015 tarihli ve 2014/30414 Soruşturma, 2015/10132 Esas, 2015/7986 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet ve 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca cezalandırılması ayrıca hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü ve 58 inci maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/496 Esas, 2016/668 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci, 43 üncü, 62 nci, 52 nci maddeleri ve 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 5 tam gün karşılığı olarak 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına; 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ayrıca 5464 sayılı Kanun'a muhalefet ve 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlemek suçunun 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının üst sınırlarına göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.Dosya kapsamına göre son suç tarihi olan 2009 yılı Haziran ayından itibaren, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/496 Esas, 2016/668 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.