"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/25 Esas, 2016/91 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Zimmet (sanık ... hak.), denetim görevinin ihmali (sanık ... hak.)
HÜKÜM : Denetim görevinin ihmali suçundan beraat, zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette zimmet suçundan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 01.12.2020 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 237/2 ve 3628 sayılı Kanun'un 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin KABULÜNE, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle anılan suça yönelik verilen beraat hükmünü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığı ile vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazinenin vekili ve müdafiinin sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. vekilinin zimmet ve denetim görevinin ihmali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.04.2016 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık ... hakkında ceza tayin edilirken 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı olarak 43. maddesinin 249. maddeden önce uygulanması sonuç cezaya müessir bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunduğu sırada bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece memuriyetten yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenlemeye göre cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup hükmedilen 10 ay 12 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 1 yıl süreyle yasaklanma kararı verilmesi,
Sanık hakkında mahkumiyete ilişkin erteleme hükmü kurulması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ile Hazine vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin on birinci paragrafının tümüyle hükümden çıkartılması, sanık hakkındaki 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Yasa'nın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 10 ay 12 gün süre ile anılan Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi, hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren katılan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.600 TL'nin sanıktan alınarak katılan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş'ye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.