Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/282 Esas, 2015/200 Karar

SUÇ : Zincirleme basit temellük zimmeti, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜM : Zincirleme basit kullanma zimmeti ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Suç tarihlerinde Büyükorhan PTT Merkez Müdürlüğünde dağıtıcı memur olarak görev yapan sanığın, kurum içi araştırma başlamadan önce 19 adet ödeme şartlı posta gönderisinden elde ettiği 1.056,10 TL ile araştırma başladıktan sonra 19 adet ödeme şartlı posta gönderisinden elde ettiği 1.240,20 TL'yi 2 ilâ 46 gün arasında uhdesinde tuttuktan sonra, elde ettiği paralardan araştırma başlamadan öncekileri 22.07.2013 ile 04.11.2013 tarihleri arasında, sonrakileri ise araştırma günü olan 27.11.2013 tarihinde göndericilerin posta hesaplarına gecikmeli olarak yatırmak suretiyle mal edindiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, ödeme şartlı posta gönderilerinden tahsil ettiği paraların bir kısmını alıcılarına yasal süresi içerisinde ödemediğinin tüm dosya kapsamı itibarıyla ... olduğu, herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet, denetim veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden yatırdığı paralardan elde ettiği nemanın kullanma, elde ettiği paralardan bu tarihten sonra iade ettiği miktarın ise temellük zimmeti vasfında olduğu nazara alınarak; suç tarihlerinde sanık hakkında bu husustaki ihbar ve şikayetler ile yapılan işlemlere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temin edilip, kullanma zimmetinde suçun konusunun kullanma ile elde olunan yarar (nema) olması karşısında, suç tarihlerinde yürürlükte olan "Ödeme Şartlı Posta Maddeleri Yönetmeliği" dosya içine alındıktan ve dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek iddianamede anlatılan tüm eylemlere ilişkin denetime elverişli şekilde her bir gönderi açısından ödeme şartlı posta gönderilerinin PTT merkezine geliş, sanık tarafından alıcısına teslimi veya aksi halde göndericisinin hesabına ve ödeme bedellerinin de PTT merkezi hesabına yatırıldığı tarihlerin ayrı ayrı belirlenmesiyle ilgili yönetmelik hükümlerine göre tespit tarihinde uhdesinde gözükenlere ilişkin ödeme (teslim) sürelerinin dolup dolmadığının açıklığa kavuşturulması, geç olarak ilgilisine ödenenlerin kaç gün süreyle gecikmeli ödendiği ve bu meblağların nema miktarının hesaplattırılması ile nema miktarı temellük zimmetine konu miktara eklenmek suretiyle zimmet miktarının tespit edilip; YCGK'nın 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sahtecilik suçlarında belgenin sahte olup olmadığının, sahte ise iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinin hakime ve mahkemeye ait bir husus olması nedeniyle söz konusu sahte belge aslının huzurda incelenip, yapılan gözlemin zapta geçirilmesi, bu durumun gerekçeli kararda tartışılması sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın sübutu kabul edilen sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanun'un 204/1. maddesi uyarınca cezalandırılması,

5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 5 ay 5 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 10 ay süre ve sınırlı uygulama ile hak yoksunluğuna karar verilmesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.06.2008 tarihli ve 2008/149-163; 13.11.2007 tarihli ve 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin sekizinci fıkrasına 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen cümle de ... tarihinde yürürlükte bulunmadığından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların niteliği gereği yasal engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, daha önce kasıtlı suça yönelik bir mahkumiyetinin bulunmaması ve pişmanlığı göz önüne alınarak hapis cezası ertelenen sanık hakkında “daha önceden verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik mahkumiyetleri göz önüne alınarak koşulları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle zimmet suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,

Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***