Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/397 Esas, 2020/674 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanık hakkında İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2012 tarihli ve 2012/58 Esas, 2012/153 sayılı son soruşturmanın açılması Kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli ve 2012/243 Esas, 2019/465 sayılı Kararı ile eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine hükmolunmuş, bahse konu kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşma açılmaksızın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.03.2020 tarihli ve 2020/397 Esas, 2020/674 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak görevi kötüye kullanma suçundan kesin olmak üzere mahkumiyet kararı verilmiş, bu kararın sanık müdafii tarafından 04.12.2021 tarihinde temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.

15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi ile avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmü karşısında, sanığın avukatlık görevi sırasında işlediği suç nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.03.2020 tarihli ve 2020/397 Esas, 2020/674 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz yasa yoluna tabi olmasına rağmen kesin nitelikte olduğu belirtilerek verildiği nazara alınarak; kararın, sanık ve müdafii ile kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkileri bulunan ... ve ...'a tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı anlaşılmakla, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla bahsi geçen kararın adı geçenlere tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına konulması aksi hâlde gerekçeli kararın 5271 sayılı Kanun'un 291. ve 295. maddeleri gereğince temyiz kanun yolunun açık olduğu hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile tebliğ edilmesi ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesi sonrasında dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

***