"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/49 Esas, 2022/283 Karar
...
SUÇLAR : Tefecilik (iki kez), tehdit
HÜKÜMLER : Tefecilik suçundan beraat (iki kez), tehdit suçundan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Hazine vekili, sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.08.2013 tarihli ve 2013/11730 Esas, 2013/23107 Soruşturma, 2013/6480 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, tefecilik suçundan 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi, 54 üncü ve 63 üncü maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2013/594 Esas, 2014/781 sayılı Kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 148 inci, 35 inci ve 241 inci maddeleri gereğince yargılamasının yapılması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
C. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/442 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmiştir.
Ç. Bahse konu hükümlerin sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/8140 Esas, 2021/6609 sayılı Kararı ile tefecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, tehdit suçundan uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, kabule göre de; sanık hakkında değişik zamanlarda farklı kişilere karşı işlediği tefecilik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, eylemlerinin ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek fazla ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinde hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmesine karşın sadece hapis cezası tayin olunmak suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/49 Esas, 2022/283 sayılı Kararı ile sanık hakkında katılan ...'ya yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tefecilik suçundan ise iki kez beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında tefecilik suçundan verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna ve delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne dairdir.
B. Sanık müdafii Av. ...'ın temyiz istemi; CD çözüm tutanağına göre sanığın tehdit içeren sözünün bulunmadığına, katılanın gerçek dışı, çelişkili beyanlarından başka delil olmadığına, mahkemece sanığın hangi sözünün tehdit suçunu oluşturduğunun açık bir şekilde belirtilmediğine, atılı suçun işlendiğinin şüpheli kaldığına yöneliktir.
C. Sanık müdafii Av. Hakan Cüceler'in temyiz istemi; CD çözüm tutanağına göre sadece hakaret suçunun söz konusu olduğuna, tehdit içeren bir söz bulunmadığına, mahkemece hangi sözlerin tehdit olarak kabul edildiğinin açıkça belirtilmediğine, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan arasında birden fazla kez hayvan alışverişi olduğu, bahse konu alışverişlerden kaynaklı alacak verecek ilişkisinden dolayı sanığın katılana zarar vereceğinden bahisle tehdit ettiği kabul edilerek tehdit suçundan cezalandırılmasına, tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin gerektiği ancak sanık savunmaları, suçtan zarar gören, katılan ve tanık beyanları nazara alındığında, sanığın, katılan ve suçtan zarar görene vadeli hayvan sattığı, aralarındaki alacak-borç ilişkisinin hayvan alım-satımından kaynaklandığı, dava konusu somut olayda ödünç para verme unsurunun bulunmadığı ve sanığa yüklenen tefecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek beraatine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;
Bozmaya uyulup, sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, katılan tarafından sunulan ses kaydının çözüm tutanağına göre sadece hakaret eyleminin gerçekleştiği ve bozma öncesinde bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, tehdit içeren bir sözünün bulunmadığı nazara alındığında sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraati yerine, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/49 Esas, 2022/283 sayılı Kararında katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/49 Esas, 2022/283 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.