"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/104 Esas, 2020/256 Karar
KATILANLAR : Hazine, Milli Eğitim Bakanlığı
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyet, ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından, ... hakkında kamu kurumu zararına olarak dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklardan ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan dava açılmadığı halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesine aykırı olarak söz konusu suçtan beraat kararı verilmesinin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek, incelemenin başvurularının kapsamına göre; katılan ... Bakanlığı vekilinin sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan verilen beraat haricindeki tüm hükümlere, müdafiin sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan Hazine vekilinin sanıklardan ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan beraat ile ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklardan ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... hakkında kamu kurumu zararına olarak dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-d maddesine göre 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.06.2008, 18.06.2008 ve 08.07.2008 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
3-Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihinde ... Lisesi müdürü olarak görev yapan sanığın, yakıt alınmadığı halde yakıt alınmış gibi ödeme emri ve dayanak belgelerini düzenleyerek sıfat ve konumu gereği koruma ve gözetim görevi bulunan kuruma ait paraları mal edindiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu itibarla Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.05.2008 tarihli ve 2008/1778 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında harcama yetkilisi olarak 28.08.2007 tarihli 10.907,00 TL'lik faturada bahsedilen kalorifer yakıtı için ödeme emri ve dayanak belgelerini ... ile birlikte düzenledikleri, faturada yazılı miktardaki yakıtın teslim aldığına dair tutanak tuttuğu ve alınmamış kalorifer yakıtı alınmış gibi gösterilerek ödeme emrinde yazılı miktardaki fatura bedelinin ... Temizlik Kırtasiye Gıda İnşaat Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'nin hesabına aktarıldığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanıklardan ... ve ...'ın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak 05.10.2007 ve 08.10.2007 tarihlerinde 05.10.2007 ve 08.10.2007 tarihli faturalarda bahsedilen kalorifer yakıtı için ödeme emri ve dayanak belgelerini düzenledikleri, faturalarda yazılı miktarda yakıtı teslim almamalarına rağmen teslim alınmış gibi göstererek tutanak tuttukları, ödeme emirlerini malmüdürlüğüne gönderdikleri, hukuka aykırılığın fark edilmesi nedeniyle fatura bedellerinin ödenmediği, ... ve ...'ın bu eylemleri nedeniyle sanık ... hakkında kamu davası açılmadığı halde iddianın dışına çıkılarak bu eylemler yönünden de hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi ve tek isnat yönünden kamu davası açıldığı ve yasal koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.