Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/38 Esas, 2014/43 Karar

SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt adına suç işleme, zincirleme şekilde nitelikli zimmet ve ikna suretiyle irtikap ile bu suçlara yardım etme, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım etme, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgeyi yok etme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme

HÜKÜMLER : 1-Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt adına suç işleme, ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmete yardım etme, ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikap, ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikaba yardım etme, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa yardım etme, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgeyi yok etme ile suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından beraat,

2-Sanık ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet, zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ve ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyet,

3-Sanık ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet,

4-Sanık ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet,

5-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, ... ile Hazinenin sanıklara yüklenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt adına suç işleme, resmi belgede sahtecilik ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, Hazinenin bu suçlar yanında nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve resmi belgeyi yok etme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediklerinden kamu davasına katılma haklarının olmadığı, mahkemece ... için usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz ... vermeyeceği ayrıca sanıklardan ...'ın da müdafii olan Av. ...'ın 07.03.2014 günü yüzüne karşı tefhim edilen hükümlere yönelik verdiği süre tutum dilekçesinde adı geçen sanığın ismine yer vermediği, 14.04.2014 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise bu sanık yönünden verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği, bu haliyle sanık ... için temyiz isteminin yasal süresinden sonra vaki olduğu anlaşılmakla, ... vekili ile Hazine temsilcisinin kendi kurumları açısından yukarıda değinilen suçlardan verilen hükümlere ve sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talepleri ile tayin olunan ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafii Av. ...'ın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin temsilcisi tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı nazara alınarak, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin katılan ... vekilinin zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve resmi belgeyi yok etme suçlarından verilen beraat, katılan Hazine temsilcisinin zimmet, irtikap ile ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat ve mahkumiyet, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ... ve ... hakkında irtikap suçundan verilen beraat, ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ile ... hakkında irtikap suçundan açılan kamu davasında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan verilen mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçen sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI VE DURUŞMASIZ OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında irtikap, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgeyi yok etme suçlarından verilen beraat hükümleri ile ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;

Sahtecilik suçuna konu belge ve eklerinin Zile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan adli soruşturma işlemleri sırasında sanıklardan ...'nın müdür olarak görev yaptığı Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben yazılan müzekkereye verilen ve adı geçen sanığın imzasını taşıyan cevabi yazı ile ekleri olduğu, 4483 sayılı Kanun'un 2/son ile 5271 sayılı Kanun'un 161/5. maddeleri göz önüne alındığında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, 07.04.2017 tarihli asıl ve 04.01.2022 tarihli ek tebliğnamelerde bu hususta soruşturma izni alınması gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, irtikap iddiası ile açılan kamu davasında sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğu ve diğer sanıkların eylemlerinin irtikap suçuna ilişkin iddia ve sevk maddeleri de gözetilerek ...'un eylemine iştirak hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında ikna suretiyle irtikap suçu yönünden dönüşebilecek suç vasfına göre dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği kabul edilmiş, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri, mahkumiyet hükmü yönünden eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar ... vekili ile Hazine temsilcisi, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu sırada, 5237 sayılı Kanun'un 158, 43 ve 168. maddeleri uyarınca belirlenen cezadan aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası yerine, hesap hatası neticesinde 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik cezalar tayini,

Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak adı geçen suçtan sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilen hükmün "A-IV" bendinin 4. fıkrası ve "C-II" bendinin 4. fıkrasında yer alan "1 yıl 8 ay hapis ve 867 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibarelerinin "1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 867 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;

İddiaya konu ihalenin yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren istekli üzerine bırakılmış olması karşısında sanıkların üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçuna konu eylemlerin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 30.05.2013 tarihli son sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1 ile 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet ile ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;

Sahtecilik suçuna konu belge ve eklerinin Zile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan adli soruşturma işlemleri sırasında sanıklardan ...'nın müdür olarak görev yaptığı Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben yazılan müzekkereye verilen ve adı geçen sanığın imzasını taşıyan cevabi yazı ile ekleri olduğu, 4483 sayılı Kanun'un 2/son ile 5271 sayılı Kanun'un 161/5. maddeleri göz önüne alındığında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, 07.04.2017 tarihli asıl ve 04.01.2022 tarihli ek tebliğnamelerde bu hususta soruşturma izni alınması gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasına konu isnadın; ücreti Zile Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından karşılanıp çiftçilere hibe olarak dağıtılması için Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edilen 25 ton ve adı geçen müdürlük tarafından parası ödenen fakat sanığa aitmiş gibi satışı yapılan 133,35 ton tohumluk buğday olduğu, kurum müdürü olarak görev yapan ...'un iddia konusu olaya ilişkin dosya kapsamında alınan ifadeler ve elde edilen belgelere göre tohumluk buğdayı diğer ilçelere de aynı şekilde hibe olarak dağıtılması amacıyla alınacak olanlarla birlikte ilgili kooperatiften birim fiyatı 0,85 TL üzerinden temin etmek hususunda anlaşma sağladığı halde faturalandırma işleminin hibe tohumlar yönünden birim fiyatın 1,2 TL olarak yapılmasını sağladığı, böylece kooperatife ödenecek toplam miktar üzerinde herhangi bir değişiklik olmadan köylere hizmet götürme birlikleri tarafından bedelleri karşılanan hibe tohumların anlaşmaya göre yüksek birim fiyat, Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne alınacağını bildirdiği 133,35 ton tohumun ise anlaşmaya göre düşük birim fiyat üzerinden faturalandırıldığı, bu şekilde toplam 90.000 TL'lik bedelin de 06.12.2010 ve 20.12.2010 tarihli havalelerle kurum hesabından karşılandığı ancak mahkemece yalnızca hibe olarak dağıtılması için alınan 25 tonluk tohumluk buğday yönünden değerlendirmede bulunulduğu, bedeli kurumca ödenerek ... tarafından satılıp mal edinildiği iddia edilen 133,35 ton tohum yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,

Diğer yandan aynı kurumun çiftçilerin Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı olduğunu gösteren ve bankalardan çiftçi kredisi alınması veya çiftçilere yönelik devlet desteklerinden faydalanabilmeleri gibi değişik hususlarda ilgili kuruma ibraz edilen ÇKS belgelerinin verilmesi ile farklı konularda üretim yapılması halinde ayrı dosya açtırılması sırasında müracaat eden vatandaşlardan yönetmelikte belirtilen miktarlarda toplanan paralar için makbuz düzenlenmeyerek mal edinilmesi isnadına ilişkin zimmet suçundan açılan kamu davasında makbuz dip koçanları yönünden yeterli araştırmanın da gerçekleştirilmediği nazara alındığında;

Öncelikle Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, irtikap suçuna konu bedeli kurum tarafından ödenen 133,35 tonluk tohum yönünden suç tarihlerinde bu miktarda tohumun kurum adına alınıp alınmadığının, depo kayıtlarında yer verilip verilmediğinin, şayet alınmış ise nereden temin edildiğinin, bu kapsamda Konya Tarım Kredi Kooperatifine yapılan 06.12.2010 ve 20.12.2010 tarihli toplam 90.000 TL'lik ödemenin bunlarla uyumlu olup olmadığının, satıştan elde edilen bedellerin kurum hesabına aktarılıp aktarılmadığının sorulmasından, yine zimmet iddiası yönünden çiftçilerden ÇKS belgeleri ve yeni dosya açılması için toplanan bedellere ilişkin düzenlenen makbuzların suç tarihlerini kapsayan dip koçanlarının ilgili kurumlardan temin edilmesinden, Zile C.Başsavcılığı, teftiş ve tarafsız bilirkişiler tarafından yapılan tespitler ile elde edilen deliller ve savunmalar da göz önünde tutulup özellikle suç tarihlerinde döner sermayeye yatırılan bu bedeller ile dip koçanlarına göre toplandığı tespit edilen bedellerin uyumlu olup olmadığının, şayet makbuz koçanlarına göre daha yüksek bir bedel toplanıp bundan azı hesaplara yatırılmış ise bu farkın iddia edilen zimmet miktarını karşılayıp karşılamadığının tespiti amacıyla farklı bir bilirkişi heyetinden rapor temin edilmesinden, akabinde dip koçanlarına göre belirlenen miktar ile döner sermaye hesabına yatırılan miktarın benzer olduğunun tespiti halinde zimmet suçuna ilişkin dosya kapsamı ile uyumlu hale gelecek olan ve hükme esas alınan 13.11.2013 tarihli teftiş raporuna göre tespit edilen zimmet miktarının kurum dışı incelemeler sonucu belirlenebildiği göz önünde tutulup suç vasfının bu doğrultuda tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle zimmet suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması,

5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olup ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri kararın gerekçe kısmında doğru biçimde kabul edilmesine ve dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'un eylemlerinin sanık ...'nın anılan suça konu eylemine yardım etme niteliğinde olmasına rağmen, sanıkların aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen suçun asli faili oldukları ve asli normun öncelikle uygulanması gerektiği şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmesi,

Kabule göre de;

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın, ÇKS belgesi ve dosya açtırma bedellerini mal edinmelerine ilişkin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdikleri eylemlerinin zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi,

Zimmet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu nazara alınarak sanık ... hakkında bu suçtan tek hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanarak artırım yapılması ve böylece ceza belirlenmesi yerine, yazılı şekilde 1 kez basit zimmet 1 kez de zincirleme şekilde basit zimmet suçlarından cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,

Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen kamu görevlisi sanıklar haklarında 53/5. madde ve fıkra hükmü gereği hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri, katılan Hazine temsilcisi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, zimmet suçu bakımından ise aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***