"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/75 Esas, 2015/269 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Görev gereği yasal olarak tevdi edilen malın belli bir süre kullanılıp herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade edilmesi halinde kullanma zimmeti aksi takdirde temellük zimmetinin söz konusu olacağı, buna göre suç tarihlerinde........,Şubesinde memur olarak görev yapan sanığın, görev yaptığı süre içinde değişik tarihlerde vatandaşlar veya kurumlar tarafından gönderilen havale bedellerinden 3.462,00 TL'lik kısmını hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın alıcılarına gecikmeli olarak ödemesi şeklindeki eyleminin kullanma, 4.786,91 TL'lik kısmını alıcılarına ödemeyerek uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin ise temellük zimmeti vasfında olacağı ve kullanma zimmetine konu nema miktarıyla, temellük edilen miktarın toplamının zimmet suçunun konusunu oluşturan değer olduğu hususları göz önünde bulundurularak; kullanma zimmetine konu paradan elde edilen nema miktarının bilirkişiye hesaplattırılmasından sonra sanığın soruşturma başlamadan önce kuruma 09.02.2012 ve 15.02.2012 tarihlerinde yapmış olduğu toplam 5.700 TL ödemenin zimmet miktarını karşılayıp karşılamadığının ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 248/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, ödemenin toplam zimmet miktarını karşıladığının tespiti halinde etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği dikkate alınmadan, kurum zararının kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce giderildiği kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşılan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmaması,
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen tutarın suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.