"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/206 Esas, 2021/314 Karar
KATILANLAR : Hazine, PTT Genel Müdürlüğü
SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Sanıklardan Nekter hakkında her iki suçtan beraat, Abdulğani hakkında her iki suçtan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Hazine vekili, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin bu suç yönünden kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat ve mahkumiyet, sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında her iki suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; 17.06.2010 tarihli celsede kamu davasına katılmasına karar verilen PTT Genel Müdürlüğünün gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Özgü suç niteliğinde olan zimmet suçunu fail olarak tek başına işleyen sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken, müşterek failliği düzenleyen ve uygulanma imkanı bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 247/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (2) numaralı bölümündeki "TCK'nun 37/1. maddesi delaletiyle" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması, (4) numaralı bölümüne ise "Kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.200 TL'nin sanık ...'den alınarak katılan Hazineye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.