"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/212 Esas, 2015/124 Karar
SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 08.12.2021 tarihli tevdi kararı sonrasında gerekçeli kararın tebliği üzerine Hazine vekili tarafından verilen 18.02.2022 tarihli dilekçenin temyiz iradesi içermediği, zimmet suçu yönünden kamu davasına katılma istemine yönelik olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin, talep tarihi de göz önüne alınarak 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde bu suç bakımından müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
... Üniversitesi Kimya Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan sanığın, döner sermaye kapsamında yapılan işlemlerden bir kısmının ücretini tahsil etmek ve tahsil edilen ücretleri kurum veznesine yatırmayarak, tahsil edilen ücretler için sahte faturalar düzenlemek suretiyle 163.891,32 TL'yi zimmetine geçirdiği kabul edilerek zincirleme basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın görev yaptığı dönemi belirler nitelikte görev belgesinin temini ile suç tarihlerindeki görevinin ne olduğu, 2008 ve 2011 yılları itibarıyla ... Üniversitesi Kimya Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde analiz, test ve deney işlemleri ile döner sermaye ödemelerinde işlem akışının ne suretle gerçekleştirildiği, döner sermaye işletmesindeki parasal işlerle alakalı olarak fiili, sözlü veyahut yazılı şekilde görevlendirilip görevlendirilmediği hususlarına ilişkin araştırma yapılarak, anılan Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün fiilen işleyişindeki görev ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, döner sermaye işlemlerinde parasal iş ve işlemler ile yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün ayrıntılı bir şekilde ilgili kurumdan sorularak, somut olayda yasal tevdi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip, sanığın, muhtelif firmalar tarafından yapılan ödemelerle ilgili para tahsil yetkisi bulunması durumunda, kendisine devredilen veya koruma ve gözetimi ile yükümlü bulunduğu paralarla ilgili eylemlerinin zimmet ancak; tamamen sahte belgeler kullanarak bu fiilleri gerçekleştirip kendi lehine ödemelere neden olduğunun tespiti durumunda, kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, şayet belgelerdeki sahteciliğin iğfal kabiliyeti var ve bahse konu deney, test ve analiz ücretlerini tahsil etme yetkisi bulunuyor ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, aksi takdirde aynı Kanun’un 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarını oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın zimmet eylemini iğfal kabiliyeti bulunan, basit bir incelemeyle ortaya çıkarılması mümkün olmayan sahte faturalar kullanmak suretiyle hileli davranışlarla işlediği kabul edildiği hâlde, zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, basit zimmet suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, ayrıca, aynı Yasa'nın 53/5. madde ve fıkrası uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.