Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/461 Esas, 2015/434 Karar

SUÇ : Rüşvet alma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, diğer taraftan Dairemizin 18.05.2023 tarihli ve 2022/6746 Esas, 2023/6430 Karar sayılı ilamı ile, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/384 Esas sayılı dosyasında verilen kararların temyizen incelemesinde, isnat edilen eylemi birlikte işlediği iddia olunan temyiz dışı sanıklara isnat edilen eylemlerin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/3. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verildiği gözetilerek yapılan incelemede;

Sanığa isnat edilen eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturduğu, hükümden önce 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 105/5. maddesinin (b) bendi ile de 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı ancak suç tarihine nazaran en lehe olan yasal düzenlemenin bağımsız ceza içeren 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesi olup, bu suçun cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 27.07.2008 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***