Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/99 Esas, 2015/115 Karar

SUÇ : Basit zimmet

HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık ve müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2014 tarihli ve 2014/401 Soruşturma, 2014/197 Esas ve 2014/17 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2014/31 Esas, 2014/54 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde temyize konu 11.05.2015 tarihli ve 2014/99 Esas, 2015/115 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 249 uncu maddesi ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz istemi, zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, suç kastıyla hareket etmediği, paraları PTT aracılığıyla katılana havale ettiği, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verildiği hususlarına yöneliktir.

2.Sanık müdafii, hükmü gerekçesiz şekilde temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılan ...'in vasisi olduğu alacaklı ... vekili sıfatıyla, borçlu ... hakkında İzmir 9. Aile Mahkemesinin 2004/92 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen 10.02.2009 tarihli ara karar gereğince toplam 2.884,00 Türk Lirası tedbir nafakası alacağının tahsili için İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2007/1453 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, alacağa mahsuben 28.02.2007 ilâ 05.03.2009 tarihleri arasındaki reddiyat makbuzları karşılığı tahsil ettiği toplam 4.868,60 Türk Lirasını müvekkiline veya vasisine vermeyerek mal edindiğinden bahisle hakkında basit zimmet suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla işlediği kabulüyle zincirleme basit zimmet suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılanlar arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılanlar tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde temyize konu 11.05.2015 tarihli ve 2014/99 Esas, 2015/115 sayılı Kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

***