"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde köy muhtarı olarak görev yapan sanığın, köyde reklam filmi çekilmesine izin vermesi karşılığında köy tüzel kişiliğine bağışlanmak üzere yapım şirketi tarafından üzerinde "köye yardım" ibaresi bulunan makbuzu imzalayarak teslim aldığı 1.500,00 Türk Lirasını köy tüzel kişiliğinin hesaplarına aktarmayarak uhdesinde tuttuğu kabul edilerek zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; reklam filminde yer almasından dolayı sanığa 500,00 Türk Lirası verildiğinin, sanığın 19.03.2013 tarihli devir beyanı ve muvafakatname başlıklı belgeyi imzalayarak parayı teslim aldıktan sonra köy muhtarı olduğu için harcadığı emek ve mesaiye karşılık daha fazla para alması gerektiğini beyan etmesi ancak firma yetkililerinin herkese aynı miktarda para verildiğini söylemesi üzerine aldığı miktarı iade ettiğinin söz konusu reklam filminin yapımcılığını üstlenen şirketin çalışanı Banu Yeşilpınar'ın beyanıyla sabit olup, sanığa aynı tarihte üzerinde "köye yardım" yazılı 19.03.2013 tarihli makbuz imzalatılarak 1.500,00 Türk Lirası verildiğinin anlaşılması karşısında, hangi belgenin daha önce imzalandığının tespitinin mümkün olmaması nazara alınarak, sanığın emek ve mesaisine karşılık daha fazla para alması gerektiğinden bahisle rol karşılığında verilen parayı iade ettikten hemen sonra kendisine verilen 1.500 Türk Lirasını, reklam filminde yer alması karşılığında verildiğini düşünerek almasına nazaran, teslim aldığı iki ayrı bedel bulunmadığından, kasıt yokluğu nedeniyle beraatine karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.