"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/343 Esas, 2014/474 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, Hazine vekilinin 12.11.2021 havale tarihli, PTT Genel Müdürlüğü vekilinin ise 10.02.2015 havale tarihli dilekçelerinin vekalet ücreti talebine yönelik olduğu, sanık aleyhine temyiz iradesi içermediği, diğer yandan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma isteminde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen Hazine yararına kanun yolu muhakemesinde vekalet ücretine hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı nazara alınarak incelemenin müdafiinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerine, katılan PTT Genel Müdürlüğü vekilinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 2.180,00 TL'nin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması sureti ile sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan PTT Genel Müdürlüğü yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.