Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/827 Esas, 2020/1255 Karar

KATILANLAR : ..., ..., ..., Tarım ve

Orman Bakanlığı

SUÇ : İcbar suretiyle irtikap (3 kez)

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanığın katılanlardan

...'ya yönelik icbar suretiyle irtikap,...ve ...a

yönelik zincirleme icbar suretiyle irtikap suçlarından ayrı ayrı

mahkumiyetine yönelik istinaf başvuruları üzerine Bölge

Adliye Mahkemesince anılan hükümlerin kaldırılarak

zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2017 tarihli ve 2015/496 Esas,2017/68 sayılı Kararı ile sanık hakkında, katılanlardan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/1-4, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluklarına,...ve ...a yönelik eylemleri nedeniyle zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250/1, 43/1, 250/4, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 7 ay 7'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/1140 Esas, 2018/2678 sayılı Kararı ile; vekalet ücreti yönünden hükümlerin düzeltilmek suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara yönelik itiraz kanun yoluna müracaat edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilip duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2020/827 Esas, 2020/1255 sayılı Kararı ile; Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2017 tarihli ve 2015/496 Esas,2017/68 sayılı Kararının kaldırılarak sanığın katılanlar ... ... ve ...a yönelik eylemleri nedeniyle zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250/1, 43/1, 250/4, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık müdafiinin temyiz istemi; hükmün gerekçesinin somut delillerden yoksun olduğuna, katılanların atf-ı cürum niteliğindeki soyut beyanlarının hükme esas alındığına, katılanlar ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın görevinin gereklerine uygun davrandığına, katılanlardan ...ve ...'nın suç tarihlerinde hayvanlarını kestirmediklerine, ...ın ise sanığın görevli olduğu tarihte yalnızca 2 hayvan kestirdiğine, bunlara ilişkin bilgilerin Tarım ve Orman Bakanlığına ait Veteriner Bilgi Sistemi kayıtları ve Yılet firmasına ait kayıtların incelenmesi suretiyle tespit edilebileceğine, mahkemece bu hususların araştırılmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan iki kez 2 yıl 7 ay 7 gün, icbar suretiyle irtikap suçundan ise bir kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince anılan kararların kaldırılarak sanığın zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan bir kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan iki yıl süreyle yasaklanmasına hükmolunduğu, 5271 sayılı 286/2-a madde-fıkra ve bendindeki "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları ... kesindir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın Bölge Adliye Mahkemesince artırılması karşısında, Tebliğname'deki temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

2. ...İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde görevli veteriner hekim iken valilik makamının 11.04.2014 tarihli oluru ile ...ilçesinde faaliyet gösteren ...Mezbahasında resmi veteriner olarak görevlendirilen ve 21.05.2014 ilâ 22.01.2015 tarihleri arasında görev yapan sanığın, anılan mezbahaya kesim için hayvan götüren kişilerden yasal olarak almaması gerektiği halde, dişi hayvan rapor ücreti, dezenfeksiyon parası, küpe parası ve benzeri adlar altında para talep ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, 13.01.2015 tarihinde 1 adet dişi ve 4 adet erkek hayvanını kesime götüren katılan ...'dan dişi hayvan rapor ücreti adı altında para talep ettiği ve...nın da işinin görülmesi için 30,00 Türk lirası (TL) parayı sanığa ödediği, 22.01.2015 tarihinde ise katılan ...'nın ...e ait 3,...ya ait 1 adet dişi hayvanı kendisine ait nakliye aracı ile ...Mezbahası'na götürdüğü, bunları mezbahaya indirdiği, akabinde kendisine ait 2 adet erkek hayvanı getirip mezbahaya bırakacağı sırada sanığın, kendisinden habersiz mezbahaya hayvan indirmesi nedeniyle katılan ...'ya kızarak dişi hayvanların tohumlama raporlarını istediği,...nın raporların bulunmadığını söylemesi üzerine hayvanların kesimini gerçekleştirmeyip dişi hayvanlar için rapor ücreti adı altında...dan 60,00 TL para istediği,...nın ise bu teklifi kabul etmeyip sanığı yetkili makamlara şikayet ettiği, şikayet sonrasında sanığın hayvanların kesimine müsaade etmek zorunda kaldığı, böylece sanığın katılan ...'ya yönelik olarak zincirleme icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği, diğer taraftan katılan ...'nın 26.12.2014 tarihinde mezbahaya 2 adet dişi hayvanını kesim için götürdüğünü, hayvanlarının pasaportunun yanında olmadığını, sanığın hayvan başına rapor ücreti adı altında 30,00 TL'den toplam 60,00 TL para istediğini, ...'nın sanığa özel veterinerlerin bu hususta kendisinden para talep etmediğini iletmesi üzerine sanığın, ...'ya "onların raporu burada geçmez, burada benim raporum geçer bu parayı ödemezsen hayvanları kesime göndermem" dediği, katılanın da sanığa dişi hayvanlar için rapor ve pasaport ücreti adı altında 70,00 TL para vermek zorunda kaldığı, sanığın bu eylemleriyle katılana yönelik icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği, son olarak katılan ...'ın ...Mezbahası'na dişi hayvanlarını kesime götürdüğünde sanığın her seferinde dişi hayvanlar için rapor ücreti adı altında kendisinden 40,00 TL para talep ettiğini, toplamda 1.000,00 veya 1.200,00 TL civarında parayı sanığa verdiğini, bu paraları ödememesi durumunda sanığın kendisine hayvanlarını kesmeyeceğini, hatta hayvanları araçtan dahi indirmesine müsaade etmeyeceğini söylemesi üzerine ödemek zorunda kaldığını beyan ettiği, sanığın bu eylemleri nedeniyle katılan ...'a yönelik zincirleme icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davalarında sanığın tüm katılanlara yönelik tek bir zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de;

Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, katılan ...'nın suç tarihlerinde ...Mezbahası'nda hiç dişi hayvan kesimi yaptırmadığını, 22.01.2015 tarihinde...tarafından getirilen dişi hayvanlardan 3 tanesinin...e ait olup diğer getirilen hayvanın ise "Hayvan Kayıt Sistemi"nde (...) ölü olarak göründüğünü,...nın usulsüz bir şekilde hayvan kesimi yaptırmaya çalıştığını, bu durumu video kaydına aldığını ve bu hususta tutanak tanzim ettiğini,...nın iddia ettiği gibi...ya ait olan bir hayvanın kesiminin yapılmadığını, tanık olarak dinlenen ...ve ...'in olay yerinde bulunmadığını, bu nedenle tanıklıklarına itibar edilemeyeceğini, video kaydının çözümünün yaptırılması ve ... kayıtlarının incelenmesi durumunda suçu işlemediğinin ortaya çıkacağını, keza katılan ...'nın kulak küpe numarasını bildirdiği dişi hayvanlarının 26.12.2014 tarihinde mezbahada kesiminin yapılmadığını hatta kamu davası açıldıktan sonra dahi anılan hayvanların işletmede canlı olduğunun ... kayıtlarıyla sabit olduğunu, ...'nın hayvan pasaportlarını sunmadığı için hayvanların kesiminin yapılmadığını, hakeza katılan ...'ın kendisinin mezbahada görevli olduğu dönemde 45-50 hayvanın kesimini yaptırıp karşılığında kendisine 1.000,00 veya 1.200,00 TL ödeme yaptığını iddia etmişse de, ... kayıtlarına göre ...ın bu süreçte toplam 33 hayvan kestirdiğini, sadece üç hayvanın ...Mezbahası'nda kestirildiğini, bu hususun dahi ...ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini gösterdiğini, olayda tanık olarak gösterilen ...'in hayvan sahiplerinden usulsüz olarak para topladığına dair dosyada 22 kişinin beyanının bulunduğunu, bu şahsın suçlamalardan kurtulmak için kendisi aleyhine ifade verdiğini, bu nedenle ...nin beyanlarına itibar edilemeyeceğini, diğer taraftan görev yaptığı mezbahanın özel bir kesimhane olduğunu, hayvan sahiplerinin başka kesimhanelerde de kesim yapmasının mümkün olduğunu, bu nedenle katılanlardan zorla para almasının mümkün olmadığını belirtmesi karşısında,

Sanığın savunmalarında belirttiği ... kayıtlarının temin edilip ...Mezbahası'ndaki kesim cetvelleri ve diğer kayıtlarla karşılaştırılarak, katılanların suç tarihlerinde ...Mezbahasında hayvan kesimi yaptırıp yaptırmadıkları, yaptırdılarsa kesim için gerekli tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilip edilmediği, ... sisteminin işleyiş sisteminin nasıl olduğu hususunda konunun uzmanı bir bilirkişinin duruşmada dinlenmesi, sanığın sunmuş olduğu video kaydının çözümünün yaptırılarak katılan ...'ya yönelik 22.01.2015 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan eylemler yönünden sanığın savunmalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, sanık tarafından hayvanların kesimine izin verilmemesinin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı, tanıklar ...ve ...'in beyanlarına itibar edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi, diğer taraftan suç tarihlerinde ilçe sınırları içerisinde ...Mezbahası dışında başkaca hayvan kesimhanelerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, katılan ...'nın ...İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü müfettişi tarafından şikayetçi sıfatıyla alınan 23.01.2015 ve 12.02.2015 tarihli beyanlarında, hayvanlarına ait pasaportların yanında olmadığını, hayvanların kesimine ilişkin rapor ve pasaport işlemleri için sanığın kendisinden para talep ettiğini, kendisinin de bu parayı verdiğini belirttiği, bu beyanlarında paranın teminiyle ilgili olarak sanığın kendisine yönelik zorlayıcı bir eylemde bulunduğuna ilişkin bir ifadesinin olmamasına karşın Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanında, sanığın kendisine "özel veterinerlerin raporları burada geçmez, burada benim raporum geçer, bu parayı ödemezsen hayvanları kesime göndermem" demesi üzerine parayı ödemek zorunda kaldığını ifade ettiği, buna karşın kovuşturma aşamasında katılanın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmakla, ...'nın tekrar beyanına başvurulup ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi, katılan ...'ın beyanlarında kendisine yönelik gerçekleşen eyleme ...'in tanık olduğunu belirttiği ancak ...nin kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanında bu olay özelinde bilgisine başvurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta bilgisine başvurulması, diğer taraftan sanığın katılan ...'ya yönelik gerçekleştirdiği iddia olunan ve zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükmüne konu eylemlerden biri olan 13.01.2015 tarihli eyleme ilişkin olarak sanığın, paranın temini hususunda katılan ...'ya yönelik zorlayıcı bir eyleminin bulunmadığı gibi iddianame anlatımında da bu eylemin ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu fakat 22.01.2015 tarihinde sanığın aynı katılana yönelik olarak gerçekleştirdiği iddia olunan icbar suretiyle irtikap eylemi nedeniyle eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğunun belirtildiği, 13.01.2015 tarihli eylem yönünden sanığın para tahsil etme yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle bu eylem yönünden irtikap suçunun unsurlarının oluşmadığı da gözetilip Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda, mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebrin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmamasının gerektiği hususu da nazara alınarak, sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse eylemlerinin icbar boyutuna ulaşıp ulaşmadığının tartışılarak sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;

İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmedilmemesinin, katılan ... ve Orman Bakanlığı vekilinin yalnızca vekalet ücretine hasren istinaf talebinde bulunması da nazara alınarak aleyhe istinaf bulunmadığından kazanılmış hak teşkil ettiği ve eleştiri konusu yapılması ile yetinilmesi gerekirken, "TCK'nın 53/5. maddesi gereğince, sanığın aynı Kanunun 53/1-a maddesinde sayılan hak ve yetkileri kötüye kullanarak atılı suçu işlemesi nedeniyle, cezanın infazından sonra işlemek üzere, takdiren (2) sene süre ile TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine aykırı davranılması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. madde ve fıkrası uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2025 tarihinde karar verildi.

***