"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı
SUÇLAR : Rüşvet alma ve rüşvet verme, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırrın açıklanması, suç üstlenme, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, 1072 sayılı Yasa’ya muhalefet, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet
HÜKÜMLER : 1) ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2017 tarihli ve 2013/74 Esas, 2017/64 sayılı Kararı ile; sanıklardan ... ve ... hakkında beş kez, ... hakkında üç kez, ... ve ... hakkında bir kez rüşvet verme, ... hakkında zincirleme şekilde rüşvet verme, ... hakkında bir kez rüşvet vermeye aracılık etme, ... hakkında iki kez, ..., ... ve ... hakkında bir kez rüşvet alma, ... hakkında ise bir kez rüşvet alma ve bir kez zincirleme şekilde rüşvet alma, ... hakkında zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma, ... hakkında göreve ilişkin sırrın açıklanması, ..., ... ve ... hakkında altı kez suç üstlenmeye azmettirme, ... ve ... hakkında dört kez, ..., ... ve ... hakkında bir kez suç üstlenme suçlarından beraat, ... hakkında bir kez kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, ... hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet ve zincirleme şekilde 1072 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından mahkumiyet,
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/1892 Esas, 2019/1060 sayılı Kararı ile; sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme ve bu suça aracılık etme, ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma, ... hakkında göreve ilişkin sırrın açıklanması, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç üstlenme ve bu suça azmettirme suçlarından verilen beraat hükümleri ile ..., ..., ... ve ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, ... hakkında 1072 ve 6136 sayılı Yasalara muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma suçlarından verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak mahkumiyetlerine.
TEMYİZ EDENLER : ...
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçtan kurulan hükümlerin de vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak İçişleri Bakanlığının rüşvet alma suçundan açılan kamu davasına katılan olarak KABULÜNE, aynı bakanlığın rüşvet verme, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırrın açıklanması, suç üstlenme, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, 1072 ve 6136 sayılı Yasalara muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı, kaldı ki sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ile ... hakkında 1072 ve 6136 sayılı Yasalara muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç üstlenme ve ... hakkında görevi kötüye kullanma ile ... hakkında göreve ilişkin sırrın açıklanması suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların CMK'nın 286/2-b ve 286/2-g madde-fıkra ve bentleri uyarınca temyizi mümkün olmadığından, İçişleri Bakanlığı vekilinin anılan kararlara ilişkin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin, sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine dair karara yönelik adı geçen sanık müdafii, katılan ... vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükmüne karşı yapılan istinaf başvurularının kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine dair karara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme ve bu suça aracılık etme suçlarından verilen beraat hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara yönelik katılan ... vekilinin, ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara yönelik katılanlar Hazine ile İçişleri Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgelerden sanıklar hakkındaki adli soruşturma işlemlerinin bu dosyada yer almayan bir kısım şahıslara yönelik çıkar amaçlı suç örgütü oluşturma kapsamında yapılan soruşturma faaliyetleri neticesi mahkemelerden temin edilen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararları sonucu elde edilen tape kayıtları sonrası sanıklar hakkında da aynı tedbirin uygulanması ile başladığının, davaya konu her iki iddianamede de rüşvet suçunun sanıklar arasındaki telefon görüşmelerine dayandırıldığının ancak her ne kadar tape kayıtları dosya içerisinde yer alsa da kayıtların dayanağını oluşturan tüm sanıklar hakkındaki tedbir kararlarının dosyada bulunmadığının, bu nedenle telefon görüşmelerinin bu aşamada hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğinin dolayısıyla delil olarak hükme esas alınıp alınamayacağının değerlendirilmesi imkanı olmadığının gözetilmesi gerekirken sanıklar hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararları temin edilmeden istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıklardan ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 06/05/2013 tarihli iddianame ile iki kez rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında sanığa rüşvet verdiği iddia edilen sanıkların ..., ... ve ... olduğu, bu isnatlar yönünden hakkında ayrı ayrı beraat kararları verildiği, sanık ...’dan rüşvet aldığı yönündeki isnatların ise 22/03/2013 tarihli iddianamenin konusunu oluşturduğu ve bu iddianamede hakkında zincirleme şekilde rüşvet alma sevki ile kamu davası açıldığı, bu davaya yönelik ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında teselsülü oluşturan 21/07/2010 tarihli eyleminin sübutu kabul edilerek görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dolayısıyla sanığın ...’dan rüşvet aldığı iddialarının istinaf incelemesi dışında kaldığı halde sanık ...’nun sanıklar ...,...,...’dan rüşvet aldığı iddialarına ilişkin herhangi bir inceleme de yapılmadan bu isnatlar yönünden verilen beraat kararlarının kaldırılarak tape kayıtları hükme esas alınıp inceleme dışı sanık ...’tan rüşvet aldığı şeklindeki eyleminin kabulüyle hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanıklardan ... hakkında 06/05/2013 tarihli iddianame ile beş kez rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince sanığın 06/09/2010 tarihinde ...’a rüşvet verme iddiasının görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme olarak vasıflandırılarak beraat kararı verildiği ve istinaf edilmediği, kısa kararda ... hakkında sanıklardan ...’na iki kez rüşvet verme ve sanık ...’a 22/11/2010 tarihinde rüşvet verme eylemleri yönünden üç kez beraat hükümleri kurulduğu ancak kararın gerekçe kısmında sanığın rüşvet verme suçundan iki kez cezalandırılmasının talep edildiğinin bildirildiği ve hangi eylemler yönünden değerlendirme yapıldığının anlaşılmadığı, bu haliyle sanıklardan ...’a rüşvet verdiği iddiasıyla açılan kamu davasından herhangi bir hüküm kurulmadığı gibi verilen beraat kararları yönünden gerekçesiz hükümler kurulduğu gözetilerek bu hususlara değinilip sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının bozulması yerine istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi,
Sanıklardan ... hakkında 06/05/2013 tarihli iddianame ile bir kez rüşvet alma, 22/03/2013 tarihli iddianame ile zincirleme şekilde rüşvet alma suçundan kamu davaları açıldığı, her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından adı geçen sanık hakkında kısa kararda anılan suçtan iki kez beraat kararı verilmiş ise de hükmün gerekçe kısmında 06/05/2013 tarihli iddianamedeki isnat yönünden değerlendirmede bulunulmadığı ayrıca 22/03/2013 tarihli iddianame yönünden de sadece zinciri oluşturan 21/07/2010 tarihli isnadın irdelendiği, dolayısıyla beraat kararları yönünden gerekçesiz hükümler kurulduğu gözetilerek sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının bozulması yerine yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, katılanlar vekilleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hakkında aleyhe temyiz bulunmayan sanık ...’nın sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan ve sair yönleri incelenmeyen rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan tüm hükümlerin CMK'nın 302/2 ve 307/5. maddeleri gereğince BOZULMASINA, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun'un 304/2-b maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 28/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.