"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER: Hazine, ...
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
EKTEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile ...'nın kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihlerinde....'nin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olarak görev yapan sanıkların, Birliğin 536.260,00 TL parasını uhdelerinde bulundurdukları iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıkların 53.733,83 TL, 11.640 TL ve 36.270 TL tutarındaki Birlik paraları uhdelerine geçirdikleri kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/173 Esas sayılı dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda ...'nin ... Birliğinden 841.707,32 TL alacağının bulunduğu görüşüne yer verilmiş olması ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 342.269,89 TL'lik, 9.080,10 TL'lik ve 6.003,16 TL'lik zimmet iddiaları ile ilgili olarak incelemede bulunulmadığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi açısından soruşturma evresinde ve Asliye Hukuk Mahkemesince alınan raporlarda yer alan tespitleri irdeleyen ve sanıkların görev yaptıkları dönemde kayıt dışı bırakılanlar da dahil olmak üzere Birliğin sağladığı tüm gelirler ve giderler, sanıkların göreve başladıkları ve ayrıldıkları tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip, sanıklar tarafından yargılama aşamasında sunulan dekont, makbuz ve ödeme belgeleri ile birlikte ... ile ... Birliğinin suç tarihlerine ait defter ve belgeleri celp edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; Birliğin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile tüm giderlerinin belirlenip bahsi geçen Birlik ve şirket kayıtlarının karşılaştırılmasından, her bir isnat ve bunlara yönelik savunmalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle sanıkların uhdesinde Birlik parası bulunup bulunmadığını, varsa miktarını ve bunlardan kim ya da kimlerin sorumlu olduğunu belirleyen ayrıntılı rapor alınmasından, Birliğin mali işlemlerinin fiilen belirli sanık ya da sanıklar tarafından yürütülüp yürütülmediği hususunun da irdelenmesinden sonra, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230/3. maddeleri ile 289/1-g maddesi uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler sonucunda mahkemenin ulaştığı kanaatin, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması kurallarına da uyulmak suretiyle iddianamede yer verilen her bir isnat yönünden suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.