Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/99 Esas, 2014/169 Karar

SUÇ : Rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma, icbar suretiyle irtikap, ikna suretiyle irtikap, yetkili olmadığı iş için yarar sağlama, özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme

HÜKÜM : a) Sanıklardan ... hakkında suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, ... (.....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, ... hakkında örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından beraat,

b) İddianamede (1) olarak numaralandırılan "Hazineye Ait Katlı Otopark Alanının İlkadım Belediyesine Devri ve Belediye Tarafından Protokolle Bu Alanın ...'e Verilmesi İşlemleri" olayı yönünden sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından mahkumiyet,

c) İddianamede (2) olarak numaralandırılan "Eski Dmo Binasının Yatırımlara Tahsisi, Yeni Defterdarlık Binasına Reklam Verilmesi Girişimi" olayı yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından beraat,

ç) İddianamede (3) olarak numaralandırılan "Eski Meteoroloji Binasının Bulunduğu Taşınmazın İhalesi İşlemleri" olayı yönünden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından beraat,

d) İddianamede (4) olarak numaralandırılan "...'a İnşaat Malzemeleri Satış Yeri Kiralama İşlemleri" olayı yönünden sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından beraat,

e) İddianamede (5) olarak numaralandırılan "Atakum Belediyesi ve Atakum İmar A.Ş. Tarafından İşletilen Deniz Kafe ve Aqua Park'ın Bulunduğu Hazine Taşınmazlarıyla İlgili Ecrimisil İşlemleri" olayı yönünden sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan dönüşen görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

f) İddianamede (6) olarak numaralandırılan "Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kantin ve Depo İhalesi İşlemleri" olayı yönünden sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından beraat,

g) İddianamede (7) olarak numaralandırılan "Sel Beton İsimli İş yerinin Kullanımında Bulunan Taşınmazın Ecrimisil Borcunun İndirilmesi İşlemleri" olayı yönünden sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan dönüşen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan mahkumiyet,

ğ) İddianamede (8) olarak numaralandırılan "Fuar Mahallesi 9457 Ada, 9 Parsel Sayılı Taşınmaz Üzerinde Bulunan, ...'in İşgalindeki Taşınmaza İlişkin Ecrimisil İşlemleri" olayı yönünden sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan dönüşen görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

h) İddianamede (9) olarak numaralandırılan "Terme İlçesi Evci Beldesi Miliç Mahallesi Çamlık Mevkiinde Bulunan Taşınmazlarla İlgili İşlemler" olayı yönünden sanık ... hakkında yetkili olmadığı iş için yarar sağlama suçundan mahkumiyet,

ı) İddianamede (10) olarak numaralandırılan "... ve Akrabaları ile Hazine Arasında Hisseli Bulunan Taşınmazların Satış ve Ecrimisil İşlemleri" olayı yönünden sanıklardan ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan dönüşen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan mahkumiyet, ... ve ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan beraat,

i) İddianamede (11) olarak numaralandırılan "... İsimli Şahsa Hazine Arazisi Tahsisi İşlemleri" olayı yönünden sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan dönüşen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan mahkumiyet,

j) İddianamede (12) olarak numaralandırılan "...'na Kiralanan Hazine Taşınmazı ile İlgili İşlemler" olayı yönünden sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan dönüşen görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

k) İddianamede (13) olarak numaralandırılan "..., ...ve ...'ye Atfedilen Özel Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu" olayı yönünden sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, düzeltilerek onama, bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, düzeltilerek onama, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:

Suç tarihlerinde Samsun milli emlak müdürü olarak görev yapan sanık ...'e isnat olunan rüşvet alma, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma, milli emlak uzmanı olarak görev yapan sanık ...'a isnat olunan irtikap suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... vekilinin 28.07.2022, iddianamede (5) numaralı olay olarak anlatılan "Atakum Belediyesi ve Atakum İmar A.Ş. Tarafından İşletilen Deniz Kafe ve Aqua Park'ın Bulunduğu Hazine Taşınmazlarıyla İlgili Ecrimisil İşlemleri" ile ilgili olarak sanık ...'e isnat olunan rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... vekilinin 16.03.2022 tarihli dilekçelerinin katılma taleplerine yönelik olup temyiz iradesi içermemesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıklarına, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle özel belgede sahtecilik, yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından açılan kamu davasına suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin bu suçlar yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin; keza sanıklar ... ve ... müdafiinin 13.05.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 21.08.2014 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği, diğer yandan sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ..., ... ve ...'in kamu davasına katılma haklarının olmadığı, mahkemece verilen katılma taleplerinin reddine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçenler vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz taleplerinin; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve irtikap suçlarından dönüşen görevi kötüye kullanma ve görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçlarından kurulan hükümlere, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri ile sanıklar ... ile ... müdafiilerinin vekalet ücretine münhasır temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1) Sanıklardan ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik müdafiinin vekalet ücretine münhasır temyiz itirazları ile ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e maddesi uyarınca tayin olunan adli para cezası miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren sanık ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.000,00 TL'nin Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün DOĞRUDAN ONANMASINA,

2) Bu Kararın (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer verilen hükümler dışında kalan diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Davaya konu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; bir kısım sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı,

Rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği ancak dosyada rüşvet anlaşmasına dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, kamu görevlisi olan sanık ...'e yönelik rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı,

İkna suretiyle irtikap suçunda kamu görevlisinin görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna etmesi gerektiği de nazara alındığında, iddianamede bu suç kapsamında değerlendirilen olaylarda, sanık ...'ün hileli davranışı bulunmadığından eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama olarak kabulünde ve rüşvet suçundan dönüşen görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin kabullerde bir isabetsizlik bulunmadığı nazara alındığında;

Anılan suçlarla birlikte sanık ...'e isnat olunan özel belgede sahtecilik ile 5237 sayılı Kanun'un suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 255. maddesi kapsamında düzenlenen yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçlarının, 5237 sayılı Kanun'un 207, 235/3-b, 257/1, 3 ve 255. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 27.09.2012 tarihli son sorgu işlemi, diğer suçlar yönünden ise 13.05.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

3) İddianamede (7) olarak numaralandırılan "Sel Beton İsimli İş yerinin Kullanımında Bulunan Taşınmazın Ecrimisil Borcunun İndirilmesi İşlemleri" olayı yönünden sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan dönüşen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

İcbar suretiyle irtikap suçu, kamu görevlisinin sıfat ve görevini kötüye kullanarak kişiyi tazyik etmesi ile başlayıp, bu sıkıştırma karşısında ferdin de kamu görevlisinin haksız işlemlerini önlemek zorunluluğunu duyarak ona menfaat temin ve vaat etmesi ile oluşur. Kamu görevlisi, açıkladığı istekler yerine getirilmezse mağdurun işini yapmayacağını söylemek suretiyle onu manevi cebir altında bulundurmaktadır. Böyle haksız bir durumla karşılaşan ve haklı işinin kamu görevlisi tarafından yapılmayacağı veya geciktirileceği ya da haksız bir muameleye maruz kalacağı endişesine kapılan mağdur, belli bir şiddete ulaşmış olan bu manevi cebrin etkisiyle ve hakkını elde etmek zorunluluğu karşısında haksız olarak istendiğini bildiği parayı ve sair menfaatleri kamu görevlisine vermekte ya da vaat etmektedir. Burada fert kural olarak meşru zeminde bulunmaktadır.

Rüşvet suçu ise (6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki hukuki düzenlemelere göre) bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlamasıyla oluşacak ayrıca nitelikli rüşvet suçunda her iki tarafın da kural olarak gayrimeşru zemin içinde bulunmaları gerekecek, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda da rüşvet suçu meydana gelecektir.

Diğer yandan 5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı gözetildiğinde, soruşturma evresinde milli emlak kontrolörleri tarafından 22.11.2011 tarihinde mahallinde yapılan tespite istinaden düzenlenen 24.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda usule aykırı ecrimisil düzeltme işlemi ile 104.774,00 TL kamu zararına yol açıldığının belirtildiği, kovuşturma evresinde alınan 18.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda da aynı yönde görüş bildirildiği, gerekçede yer verilen Samsun 1. İdare Mahkemesinin, 24.10.2008 tarihli ve 2007/531 Esas, 2008/1468 sayılı Kararının suça konu ecrimisil işlemleriyle ilgisinin bulunmadığı, ...'nun aşamalarda sanık ...'e menfaat sağladığını kabul ettiği, bu hususun 18.05.2011 tarihli fatura içeriği ile de doğrulandığı anlaşılmakla, suç vasfının belirlenmesi amacıyla ...'nun meşru zeminde olup olmadığının belirlenmesi, meşru zeminde olduğunun tespiti halinde, sanık ...'nin icbar boyutuna varan davranışı bulunmadığından, zamanaşımı hükümleri de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinin, meşru zeminde olmadığının tespiti halinde ise rüşvet suçunun değerlendirilmesi, bu kapsamda işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında var olması gereken rüşvet anlaşmasının gerçekleşip gerçekleşmediğinin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, ...'nun meşru zeminde yer almadığı kabul edildiği halde yazılı şekilde sanık ...'ün 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle çelişkiye yol açılması,

Kabule göre de;

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hâk ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 20.02.2025

tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***