"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/196 E., 2021/266 K.
SUÇ : Zimmet (sanık ... hak.), görevi kötüye kullanma (tüm sanıklar hak.)
HÜKÜM : Mahkûmiyet (sanık ...'e atılı suçlardan), beraat (diğer sanıklara atılı suçtan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan ... Bakanlığı vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat, sanık ... müdafiinin müvekkili sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ..., ... ve ... haklarında ihmali, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/101 Esas, 2008/575 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kararın CMK'nın 231/11. maddesi gereğince ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulması her zaman mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK'nın 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece "...mesleğini icradan yasaklanmasına" şeklinde sınırlı ve infazda tereddüde neden olacak şekilde uygulama yapılması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... Bakanlığı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "... mesleğini icradan yasaklanmasına" ibaresinin "53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasına "Katılan ... Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 8.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'dan alınarak katılan ... Bakanlığına verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, sanığın kamu görevlisi olmaması nedeniyle hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesi ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, TCK'nın 7/2 ve CMK’nın 251. maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.