"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/402 Esas, 2015/114 Karar
KATILANLAR : Hazine, ... (TEDAŞ)
SUÇ : Görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), ihaleye fesat karıştırma (sanıklar ... ve ... hakkında), edimin ifasına fesat karıştırma (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : Beraat (sanık ... hakkında), mahkumiyet (sanıklardan ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında yüklenen suçtan, ... ile ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile Dairemizin 2023/2864 Esasına kayıtlı dosya arasında suç ve sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dosyanın birlikte yapılan incelemesinde;
Her ne kadar 27.04.2018 ve 09.06.2022 tarihli, 5-2015/193158 numaralı Tebliğnamelerde, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2014 tarihli ve 2010/296 Esas, 2014/257 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında kurulan hüküm ve kararlara yönelik temyiz incelemesi yapılması hususunda görüş belirtilmişse de, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2014 tarihli ve 2010/296 Esas, 2014/257 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında verilen hüküm ve kararlara yönelik temyiz başvurularına istinaden 30.04.2018 tarihli, 5-2017/27402 numaralı ve 03.03.2023 tarihli, 5-2017/27402 numaralı Tebliğnameler ile temyiz incelemesi yapılması hususunda görüş belirtildiği, bu hüküm ve kararlara ilişkin dosyanın Dairemizin 2023/2864 Esas sırasına kaydının yapıldığı, temyiz incelemesine konu bu dosyada ise temyize konu hükümlerin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/402 Esas, 2015/114 sayılı Kararı ile kurulan hükümler olduğu gözetilerek,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında bu suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, Hazine vekilinin anılan kamu davalarında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, öte yandan tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından bir kısım sanıklar ve müdafiilerinin duruşma taleplerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin, başvurularının kapsamına göre; katılan TEDAŞ vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere, katılan Hazine vekilinin sanıklardan ... ile ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak vekalet ücretine hasren, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ise kendileri hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın 04.03.2023 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi gerektiği; öte yandan sanık ...'ya yüklenen ve diğer sanıklar hakkında oluşa uygun olarak sübutu kabulü edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/1-2. madde ve fıkralarında öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık ... bakımından zamanaşımını kesen son işlem olan 21.10.2010 tarihli sorgu ile inceleme tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise son suç tarihi olan 30.05.2007 ile inceleme tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.