"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde belediye başkanı olan sanık hakkında TCK'nın 251/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 247/1. madde hükmü uyarınca zimmet suçundan açılan kamu davasında kovuşturma aşamasında ve 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihi öncesinde suçtan zarar gören Hazine vekilinin katılma istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, diğer yandan CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün Hazine vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce bakanlık adına da temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca da İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında belediyenin muhasebe biriminde görevli ...’ın zimmet eylemine kasten göz yumduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın belediyedeki muhasebe işlemlerinin tümünü kalem kalem takip etmesinin beklenemeyeceği, belediye başkanının işlemleri birim müdürleri vasıtasıyla denetlettireceği, iddia konusu işlemlere ilişkin de ilgili birim müdürü atamış olması nedeniyle sanığın üzerine düşen görevi yerine getirmiş olduğu gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de;
Suç tarihinde Ören Belde Belediyesi başkanı olarak görev yapan ve harcama yetkilisi olan sanık hakkında 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği ile Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te yer alan düzenlemeler uyarınca yapılan değerlendirmede; sanığın belediyenin en üst amiri olarak belediye teşkilatını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü olduğu, belediye kaynaklarının etkili ve verimli kullanılmasını sağlamanın, harcamalarını takip etmenin de görevleri arasında yer aldığı, bu kapsamda yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğunun bulunduğu, belediyeye ilişkin harcamalar da dahil olmak üzere farklı konulardaki işlemlerin takibi hususunda ilgili birimler kurulmuş olmasının ve sanık tarafından bu birimlerin başına müdür atanmasının sanığın gözetim ve denetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı cihetle, belediye için yapılacak harcamalar nedeniyle verilen avansların kapatılmasında kullanılıp dayanağı olan harcamaların daha önce ödenmiş olmasından dolayı mükerrer mahsup işlemi niteliğinde bulunan ve sanık tarafından imzalanan 31/12/2013 tarihli ve 5087 sayılı muhasebe işlem fişinin açıklama ve ekler kısmında “E-kare firmasına yapılan ödeme” ibaresinin yer almasına karşın ekinde herhangi bir belgeye yer verilmemesi, aynı tarihli ve 5214 sayılı ödeme emri belgesinin ekinde yer alan uçak biletlerinin ise 2008 tarihli olması karşısında, sanığın muhasebe işlem fişine konu belgeleri istemesi, ödeme emri belgesi ile uçak bileti tarihleri arasında çok uzunca bir zaman dilimi olduğunu gözetip bu hususu araştırması ve sonucuna göre hareket etmesi gerekirken, tüm bunları yapmadan ilgili evrakı imzalayarak mahsup işlemlerini tamamlaması şeklindeki eyleminin; denetim görevini yapması halinde kurum içindeki belgelerden iddiaya konu mükerrer işlemleri kolaylıkla tespit edebilecek durumda olduğu ve zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yumduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil de bulunmadığı gözetildiğinde 5237 sayılı TCK’nın 251/2. maddesinde düzenlenen denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirmeyle beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kararın gerekçe kısmında sanığın yüklenen suç açısından kast veya taksirinin bulunmadığı belirtilerek CMK’nın 223/2-c madddesi uyarınca beraatine karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilerek çelişkiye neden olunması ve CMK'nın 223/2-a maddesine de yer verilmeyerek aynı Kanun’un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 28/12/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
... ... ... ... ...
Başkan Üye Muhalif Üye Üye Üye
KARŞI OY
Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye başkanının, kanunlarla belediyeye verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak konusunda yükümlülüğü bulunduğu, ilgili birimlerin görevlerini yerine getirip getirmediği konusunda da gözetim ve denetim görevi olduğu, birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevi bulunduğu, idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumlu olduğu cihetle cezai açıdan sorumlu olduğunun kabul edilebilmesi için asli görevleri 5393 sayılı Kanun’un 38. maddesinde sayılan belediye başkanının suç teşkil eden eylemlere vakıf olduğunun ve suç kastıyla hareket ettiğinin sabit olması gerektiği, aksi halin kabulünün neredeyse kusursuz sorumluluk haline geleceği gözetildiğinde, işleyişte aykırılık varsa kendisine iletildiğine dair kanıt olmaması nedeniyle denetim görevinin yerine getirilmemesinden sorumlu olmayacağı, sorumluluğun mali hizmetler müdüründe bulunduğu anlaşılmakla verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan çoğunluğun aksi yöndeki kabulüne iştirak edilmemiştir.