"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/258 Esas, 2021/279 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet (sanıklar ... ve ... hakkında), denetim görevinin ihmali (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında atılı suçtan beraat, ... ve ... hakkında atılı suçlardan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan vekilinin tüm hükümleri, müdafiilerinin sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerini, O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen beraat hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2011 tarihli ve 2011/14060 Soruşturma, 2011/4846 Esas, 2011/239 numaralı İddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, sanık ... hakkında ise denetim görevinin ihmali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2012 tarihli ve 2011/121 Esas, 2012/234 sayılı Kararı ile sanıklardan ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereği 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ...'ın ise 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
3.Bahse konu hükümlerin sanık ... ve sanıklar müdafiilerince temyizi üzerine Dairemizin 01.10.2018 tarihli ve 2016/8094 Esas, 2018/6417 sayılı Kararı ile aralarında menfaat çatışması bulunan sanık ... ve ...'ın aynı müdafi ile temsil edilmesi, kabule göre de eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2018/258 Esas, 2021/279 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında üzerine atılı zincirleme biçimde basit zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın ise 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanık ... yönünden toplanan delillerin suçun sübutuna yeter nitelikte olduğu halde delillerin takdirinde hataya düşülerek sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verildiğine ve resen belirlenecek hususlara ilişkindir.
2-O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanık ...'a isnat edilen eylemlerin sübut bulduğuna ve sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine dairdir.
3-Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın denetleme görevi olmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin hatalı olduğuna, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, atılı suç yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
4-Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediğine, sanığın mutemetlik görevi bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar gereğince sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıklardan ... ve ...'ın Gemerek İlçe Tarım Müdürlüğünde ziraat teknikeri, ...'ün ise müdür vekili olarak görev yaptıkları, patates tarımı yapılan alanların ve pazarlama olanaklarının artırılması projesi ile yemeklik dane, baklagil üretimini geliştirme projesi kapsamında satılan tohumlardan 188.422 TL tahsil edilmesi gerekirken 96.994 TL'nin hesaba aktarıldığı, kalan 91.428 TL'nin satımı yapan sanıklar ... ve ...'ın uhdelerinde olduğu ve bu suretle sanıklar ... ve ...'ın zimmet, diğer sanık ...'ın ise denetim görevinin ihmali suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanık ...'ın satışını yaptığı patates tohumluklarının bir kısmının parasını adı geçenin İl Tarım Müdürlüğü hesabına yatırdığı, bir kısmının da satış yaptığı çiftçiler tarafından banka hesabına yatırıldığı, sanık ...'ın kendi sorumluluğundaki tohumların bedelini tahsil edemediğine ilişkin liste ile zarar miktarının uyuştuğu, sanık ...'ın patates tohumundan kaynaklanan zarar miktarını üzerine geçirdiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığından beraatine, sanık ...'ın tahsil etmesi gereken tohumluk bedellerini bankaya yatırdığına dair delilin bulunmadığı, ...'ın satışından geriye kalan patates tohumları ile bakliyat tohumlarının satılmasından sorumlu olduğunu kabul eden ...'ın tohum satışlarını yapıp bedellerini haricen tahsil ettiği halde İl Tarım Müdürlüğü hesabına intikal ettirmeyerek üzerine atılı zincirleme basit zimmet suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine, sanık ...'ın ise dağıtım ve satış için görevlendirdiği kişilerce kayıt tutulması gerektiğini bu kişilere bildirmeyerek, satışı yapılan tohumların çiftçilere teslimi sırasında kayıt tutumunu sağlamayarak ve yapılan işlemleri denetlemeyerek 86.412,50 TL'nin sanık ...'ın zimmete geçirmesine imkan sağladığı ve bu şekilde üzerine atılı denetim görevinin ihmali suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A-Sanık ... hakkında yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilirken hüküm fıkrasında aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi yerine (b) bendinin yazılması sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B-Sanık ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Suç tarihi olan 29.02.2008 tarihinden itibaren, mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 28.10.2021 tarihine kadar, soruşturma izni ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğundan, sanık hakkında denetim görevinin ihmali suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
C-Sanık ...'ın üzerine atılı zincirleme biçimde basit zimmet suçu yönünden, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sivas Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 09.04.2019 tarihli yazısında belirtildiği üzere patates tarımı yapılan alanların ve pazarlama olanaklarının artırılması projesi ile yemeklik dane, baklagil üretimini geliştirme projesi kapsamında tohum satışı usulünün, ödenmesi gereken miktarın bankaya yatırılmasından sonra dekontunun ibraz edilerek tohumun teslim alınması şeklinde olduğu, para tahsil yetkisi bulunmayan sanık ...'ın satış usulüne aykırı şekilde vadeli olarak satış yaptığının anlaşılması karşısında, eyleminin Kuruma karşı 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, üreticilerin bir kısmının hakkında beraat kararı verilen sanık ...'a, bir kısmının sanık ...'a ödeme yaptığını, bir kısmının ise hiç ödeme yapmadığını belirtmeleri, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hangi üreticinin hangi personele ödeme yaptığının belirlenmediği, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek sanık ...'a ödeme yaptığı tespit edilebilen üreticilerin toplam ödeme miktarının saptanması hususunda rapor aldırılması sonrasında sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
1.Sanık ... Hakkında Zincirleme Basit Zimmet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2018/258 Esas, 2021/279 sayılı Kararında katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden sonuca etkili görülmeyen eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık ... Hakkında Denetim Görevinin İhmali Suçundan Kurulan Hüküm Açısından
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2018/258 Esas, 2021/279 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3.Sanık ... Hakkında Zincirleme Şekilde Basit Zimmet Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2018/258 Esas, 2021/279 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.