Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/251 Esas, 2014/38 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN: Hazine

SUÇ: Zincirleme şekilde basit zimmet

HÜKÜM: Zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından hükmün 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;

Suç tarihinde S.S.... Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanığın, kasa hesabında olması gereken 29.137,34 TL'den 15.10.2006 tarihli tutanakla hesap tetkik komisyonuna teslim edilen 9.300,00 TL düşüldükten sonra aradaki fark olan 19.837,34 TL'yi uhdesinde tuttuğu kabul edilerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında usulsüz harcamalar yapılmadığını, bu kapsamda harcırahın yakıt olarak alınabileceğini, geçici hamaliye çalıştırıldığını, hesap tetkik komisyonunca tek taraflı sayım yapılarak kooperatif mallarının eksik gösterildiğini, kooperatifin SGK borcu nedeniyle 13.000 TL ödediğini ve borçlarının ödenmesi için 20.000 TL verdiğini, kooperatif işleri için harcamalar yaptığını belirterek buna ilişkin belgeler ve makbuzlar sunması karşısında, iddia ve savunmaları karşılamayan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı nazara alınarak; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, sanık savunmaları doğrultusunda hesap tetkik komisyonunca sayımın ne şekilde yapıldığı araştırılıp sayımda bulunanların beyanlarına başvurulması ile savunmada belirttiği şekilde sanığın itirazı üzerine yeni bir sayım yapılıp yapılmadığı hususlarının tespitinden, kooperatifin SGK borcunun sanık tarafından ödenip ödenmediğinin ve sanığın kooperatife borç verip vermediğinin kooperatif ile ilgili kurum kayıtlarından araştırılmasından, usulsüz olduğu iddia edilen ödeme kalemlerine ilişkin olarak da yine savunma doğrultusunda inceleme yapılarak tanık beyanlarına başvurulmasından, kooperatifin tüm hesap hareketleri ve yasal defterleri de göz önünde bulundurulup gelir-gider karşılaştırılması yapılmak ve savunmada ileri sürülen hususlar ayrı ayrı dikkate alınarak dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle sanık uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığına, varsa miktarının ne olduğuna ilişkin ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın, kooperatif cari hesaplarının incelenmesi sonrası bulunan ve kasa açığı niteliğinde olan zimmet eyleminin basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek ve paraları değişik zamanlarda mal edindiğine ilişkin dosyada delil olmadığı da nazara alınmadan yazılı biçimde zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***