"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/613 Esas, 2021/1233 Karar
KATILANLAR : Hazine, ...
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/243 Esas, 2020/576 sayılı Kararı ile; sanığın tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) madde-fıkra-bendi gereği beraatine hükmolunmuştur.
2)Katılanlar vekillerinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/613 Esas, 2021/1233 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1-2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; sanık ile arasında husumet bulunan ...'ın beyanlarına dayanılmasının ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu tanığın da yüz yüzelik ilkesine aykırı olarak dinlenmemesinin, dosya kapsamı ile ilgili eksik araştırma yapılmasının, herhangi bir senet ele geçirilememiş olmasının, buna karşılık bir takım senetlerden söz edilerek varsayım ve tahmine dayalı olarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Katılanın, sanıktan 10.000 TL faizle borç para aldığını, karşılığında 18.000 ve 10.000 TL tutarında senet verdiğini, paranın ...'a ait olduğunu söyleyen sanığa haftalık 400,00 TL ödeme yaptığını, daha sonra parayı denkleştirmeyince sanığın kendisini telefonla arayarak tehdit ve hakarette bulunduğunu, bunun üzerine ... ile görüşüp anlaşmak istediğini, bunu öğrenen sanığın kendisine kızdığını beyan ettiği, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ...'ın da adliyeye giderek sanık hakkında şikayetçi olduğu somut olayda; sanığın söz konusu şikayetin başka bir olaydan kaynaklı husumet besleme ve iftiradan ibaret olduğunu ifade etmesi, katılanın bahse konu senetleri hiçbir aşamada sunamaması, tanık ...'ın ise olayı katılandan öğrendiğini belirtmesi sebebiyle olaya ilişkin duyum haricinde bir bilgi ve görgüsünün bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın kolluk tarafından alınan ifadesinde katılana iki kere borç para verdiğini, karşılığında senet almadığını söylemesi, daha sonraki aşamalarda borç paradan bahsetmemesi, ancak, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... katılan arasında para alışverişi olduğunun sanığın kabulünde olduğu yönünde kanaate varıldığı nazara alındığında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanık ile katılan arasında borç alıp verme olayının gerçekleşip gerçekleşmediğinin açık bir şekilde ortaya konulması, bu bağlamda tarafların yeniden dinlenerek katılanın sanıktan aldığı borç tutarının ve faiz ödeyip ödemediğinin, banka yoluyla veya farklı şekillerde ödediği miktarlara ilişkin dekont ve belgelerinin bulunup bulunmadığının sorulması, yine sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı ve gizli kolluk araştırması yaptırılması ile alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2024 tarihinde karar verildi.