Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/428 Esas, 2021/1990 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : 1)Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/498 Esas, 2020/426 sayılı Kararı ile; icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/428 Esas, 2021/1990 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.08.2019 tarihli ve 2019/11446 Soruşturma, 2019/3994 Esas, 2019/348 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/403 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/498 Esas, 2020/426 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, beşinci fıkrası uyarınca 5 ay süre ile avukatlık görevinden yasaklanmasına hükmedilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/428 Esas, 2021/1990 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın temyiz sebeplerinin yerinde olmadığından bahisle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz dilekçesi, müvekkili olan katılanın sanık sıfatıyla yargılanmakta olduğu dosyayı soruşturma aşamasından bu yana takip ettiğine, gönderilen paraların bir kısmının ücret alacağı, kalan kısmının ise katılanın özel işlerinin yapılması için gönderilmesine rağmen mahkemece bu hususa yönelik yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine, dosyaya sunulan mesaj içeriklerini kabul etmediği halde delil olarak hükme esas alındığına, eylemlerinin ancak disiplin soruşturmasına konu olabileceğine, suçun unsurları oluşmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Antalya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, 21.09.2016 tarihli vekaletname ile katılanın sanık sıfatıyla yargılandığı Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/363 Esas sayılı dosyasında müdafiiliğini üstlendiği, tutuklu olan katılanın serbest bırakılması için kefalet parası gerektiğini, çalışmakta olduğu üniversiteden olan alacağının tahsili için icra takibi başlatacağını, satın aldığı ev nedeniyle kullanılan kredinin geri ödemesini sağlayacağını söyleyerek 29.09.2016-04.01.2017 tarihleri arasında katılanın eşinden ve babasından toplam 35.400,00 TL tahsil ettiği halde gereğini yerine getirmediği gibi aldığı parayı iade edeceğini söylemesine rağmen vekâlet ücreti dışındaki kısmı uhdesinde tuttuğu ve bu şekilde üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmeyerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Suç tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın savunmasında katılanın terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında vekilliğini üstlendiğini, soruşturma sonucunda katılan hakkında dava açıldığını ve avukatlıktan yasaklı olması sebebiyle ilk duruşmaya katılamayacağını söyledikten sonra azledildiğini, gönderilen paranın 25.000,00 TL'lik kısmının vekalet ücretine ilişkin olduğunu, kalan kısmı ile de katılanın yakınları ... ve ...'in kredi borçlarını, katılanın ev taksitlerini ve arabasının tamir masrafını ödediğini, uhdesinde kalan para bulunmadığını belirtmesi karşısında, ...,...'in tanık sıfatıyla dinlenerek kredilerin, ev taksitlerinin ve katılanın aracının tamir masraflarının ödenip ödenmediğinin sorulmasından, gerektiğinde ödemelerin kim tarafından yapıldığının ilgili bankalardan araştırılmasından, sanık ödeme yapmış ise miktarının belirlenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan sadece avukatlık görevini yapmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,

28.04.2017 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 12.04.2018 olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine aykırı davranılması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/428 Esas, 2021/1990 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.

***